TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ

Tekel Sigara Fabrikalarinin Özellestirilmesi Hakkinda Bildiri

Tekel Sigara Fabrikalarinin Özellestirilmesi Hakkinda Bildiri

İZMİR 09.02.1998

TÜTÜN PLATFORMU BASIN BİLDİRİSİ

(BİLDİRİ 14)

TEKEL SİGARA FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ VE

BAZI TEKEL MARKALARININ ÜRETİM HAKKININ DEVRİ MİLYONLARCA TÜTÜN ÜRETİCİSİNİ AÇLIĞA MAHKUM EDECEKTİR

 

Akhisar Sigara fabrikasının özelleştirilmesi, Samsun ve Yeniharman sigaralarının üretim hakkının devri konusundaki ön anlaşma, milyonlarca tütün üreticisinin aç kalacağına bakılmaksızın, 20 0cak 1998’de imzalanmış bulunuyor.

Tütün Platformu; bu konudaki görüşlerini muhtelif vesilelerle açıklamış olmasına ve bildirilerle kamu oyunun ve yetkililerin dikkatine iletmiş olmasına rağmen, özelleştirme yanlılarının son günlerde özelleştirmeyi her şeye rağmen gerçekleştirebilmek için ileri sürdükleri mesnetsiz ve asılsız iddialar nedeniyle bu açıklamayı yapmak zorunda kalmıştır.

Tekel’in; zarar eden, vergi borcunu bile ödeyemeyen, İflasa mahkum bir kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, inşaatını tamamlamış olduğu Akhisar Sigara Fabrikasının makinelerini temin edip üretime başlatacak gücü olmadığı, bu özelleştirmeden ve bazı Tekel markalarının üretim hakkının devrinden sağlanacak mali neticenin Türkiye’nin yararına olacağı gibi iddiaların hepsi, konuyu saptırmaya ve gerçekleri kamu oyunun dikkatinden kaçırmaya yönelik samimiyetsiz ve asılsız iddialardır.

Bu anlaşmanın, sigara pazarımıza Amerikan tütününün hakim olmasını önleyeceği iddiası ise yalandır ve en azından ayıptır.

Fakat bu iddiaların hepsi de samimi ve doğru olsaydı, bu özelleştirme yürürlükteki yasalara aykırı olmasaydı, yapılan işlemler ve anlaşma üzerinde hiç bir gölge bulunmasaydı bile bu anlaşma gene de son derece yanlıştır, yapılmamalıydı ve iptal edilmelidir.

Konunun iyi anlaşılabilmesi için herşeyden önce şu iki gerçeğin bilinmesi gerekir.

I-Konunun can alacak odak noktası şudur: Özelleştirme; Türk tütününü kendi ülkesinde tüketilmeyen, yalnız çok uluslu şirketlerin üreteceği blended sigaralarda dolgu maddesi olarak kullanılan bir ürün haline getirecek, bunun sonucu olarak Türk tütünü üretimi ürkütücü boyutta azalacak ve bu azalma milyonlarca tütün üreticisinin aç kalmasına neden olacaktır. Bu gerçek yadsınamaz ve tütüncülüğümüz konusunda hiç bir şey bundan daha önemli olamaz. Özelleştirme için ileri sürülen gerekçelerden hiçbiri böylesine hayati derecede önemli değildir.

 

II-Bilinmesi gereken ikinci gerçek şudur: Günümüzde devletin tütün tekelini sürdüremeyeceği, bunu savunmanın olanaksız olduğu Tekeli kaldırmanın, bunun için de özelleştirmenin şart olduğu görüşü, yanlış ve kendi çıkış noktasına bile aykırıdır.

 

Bir kere Türkiye’de Tütünde devlet tekeli yoktur. 3291 sayılı yasa ile 1986 yılında Tütün Tekeli kaldırılmıştır. Tekel; Tütün Mamulleri Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün tescil edilmiş kısa adıdır. Türkiye’de tütün tekeli olsaydı çok uluslu iki firma Türkiye’de sigara üretip pazarlıyor olamazdı.

Bütün ülkelerde sigara endüstrileri yasal veya yasal olmayan Tekellerin elindedir. Yasal olmayan Tekeller dünyadaki sayısı 5-6’yı geçmeyen çok uluslu şirketlerdir. Tekel’in Akhisar Sigara Fabrikasının % 51’i ile Samsun ve Yeni Harman sigaralarının üretim hakkının verileceği B.A.T da bu tekellerden biridir.

Özelleştirme sonunda, yönetimde üretimde ve pazarlamada insiyatif er veya geç çok uluslu ortağın eline geçecektir. Bu güne kadar bütün ülkelerde hep böyle olmuştur.

Türkiye’de yapılmak istenen, tütünde devlet tekelinin kaldırılması değil; devlete ait bir işletmenin çok uluslu bir özel tekele devrinden ibarettir. Yani Tekellere karşı olduklarını söyleyenler aslında devlete ait sigara fabrikalarının bu Tekellere devrini istiyorlar.

Özelleştirmeye niçin karşı olduğumuzu mümkün olduğu kadar sadeleştirerek kısaca açıklayalım.

 

 

  1. TÜRK TÜTÜNÜ KENDİ ÜLKESİNDE SİGARA PAZARINDAN KOVULACAK VE EN AZ ÜRETİLEN TÜTÜN DURUMUNA DÜŞÜRÜLECEKTİR.

Özelleştirilecek Tekel fabrikalarında sigara üretecek ve bunları Türkiye’de pazarlayacak çok uluslu şirketler, rakibi olan diğer çok Uluslu şirketlerin Türkiye’de üretip pazarlamakta oldukları blended sigaralarla rekabet edebilmek için üretimde % 100 Türk tütünü ile üretilen sigaralara değil bu tip sigaralara öncelik ve ağırlık vereceklerdir. Özelleştirme yapılırsa, Akhisar Sigara Fabrikasında da mukadder akıbet budur. Bunun aksini sağlamak mümkün değildir. Tekelin böyle bir kaygısı da yoktur.

 

Fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 25.000 Ton olacaktır. Üretim hakkı devredilecek Samsun ve Yeni Harman sigaralarının yıllık satışı 22.000 ton dolaylarındadır. B.A.T’ nun Türkiye’de kendi markalarından sadece 3.000 ton üretmek için bu fabrikaya ortak olmak istediğine inanmak mümkün değildir.

B.A.T’nun bugün ifade edilmese de gerçek hedefi şudur. B.A.T rakiplerinin Türkiye’de Amerikan harmanı ile ürettikleri ve ithal edecekleri sigaralara rekabet edebilmek için, Amerikan harmanlı kendi markalarının üretimine ve satışına ağırlık verecektir. Sonuçta Samsun ve Yeni Harman üretimi kaçınılmaz olarak azalacak ve bu markalar iç piyasadan silinecektir. Bunun aksini beklemek mantıkla bağdaşmaz.

Nitekim ortaklıkta Tekel payının % 5 e kadar inebileceğinin bir belgede yer almış olması, bu olumsuz sonucun anlaşmayı hazırlayan Tekel tarafından umursanmadığının hatta beklenmekte olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.

Akhisar’ın ve giderek diğer bazı Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesi, bazı Tekel markalarının üretim hakkının devri sonunda, harmanlarında % 85 Virginia ve Burley tütününe mukabil sadece % 15 Türk tütünü içeren blended sigaralar Türkiye’de iç piyasaya süratle hakim olacak ve Türk tütünü kendi ülkesinde sigara pazarından kovulacak, en az tüketilen tütün durumuna düşürülecektir.

 

 

  1. ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER EKİCİ TÜTÜN PİYASALARINDA VE İHRACATTA FİYATLARI KENDİ ÇIKARLARINA GÖRE BELİRLEYECEK TEK GÜÇ HALİNE GELECEKTİR.

Ülkemizde sigara üretmekte olan yabancı şirketlerle Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesinden yararlanacak çok uluslu şirketler, Türkiye’de Ekici piyasalarından yaprak tütün almakta olan şirketlerle ortaklık veya iş birliği halindedirler. Ülkemizde ekici tütün piyasalarından tütün alıp ihraç eden firma sayısı 1985 te 83 iken, 66 Türk firması tütün ticaretini terk etmek zorunda bırakılmış, bu sayı günümüzde 17’ye inmiştir. Bunların yarısı çok uluslu şirketler, diğer yarısı da bu çok uluslu şirketlerin furnisörleridir. Bu şirketler kendilerine sipariş veren çok uluslu sigara üreticilerinin (tekellerinin) dikte ettikleri alım politikalarına uymak zorundadırlar. Özellikle alım miktarı ve fiyat düzeyi bakımından bağımsız hareket etmek imkanına asla sahip değildirler.

Bu durumda yapılacak özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu olarak çok uluslu şirketler yalnız sigara iç pazarımız hakim olmakla kalmayacaklar, Ekici tütün piyasalarını, bu piyasalarda oluşacak fiyat düzeylerini ve ihraç fiyatlarımızı kendi çıkarlarına göre belirlemekte karşı konulmaz tek güç konumuna geleceklerdir.

3)TÜRK TÜTÜNÜ ÜRETİMİ BÜYÜK ÖLÇÜDE KISITLANACAKTIR.

 

Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesi ve bazı Tekel markalarının üretim hakkının devri gündeme gelmeden önce, 2000’li yıların başında, yılda 110.000 tona ulaşacağı kabul edilen iç tüketimin yarısı olan 55.000 tonun % 100 Türk tünü ile üretilmiş sigaralarla karşılanacağı tahmin ediliyordu. Halbuki bu miktar daha 1996 yılında 50.000 ton dolayında bir düzeye inmiştir.

Özelleştirme yapılır ve bazı Tekel markalarının üretim hakkı devredilirse, 2000’li yılların başında iç tüketimde kullanılacak Ege, Marmara, Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu tütünlerinin toplam miktarı 40.000 tondan ibaret olacaktır.

Yaprak Tütün ihracında son yıllarda gözlenen artışın,Tekel elinde birikmiş olan stokların dış alıcılar için, çekici koşullar ve çok ucuz fiyatlarla tasfiyesinin sonucu olduğu bu satışlar sonunda yurt dışında biriken stokların önümüzdeki yıllarda yeni ürün Türk tütünlerine rakip olacağı dikkate alınırsa, yaprak tütün ihracatımızda önemli ve kalıcı gelişme beklemek için haklı bir neden yoktur. Yaprak tütün ihracatımızın 100.000-110.000 ton düzeyinde seyredeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda içerde Türk tütünü kullanımında meydana gelen ve süreceği anlaşılan gerilemeden doğacak olumsuz sonuçların ihracatla telafi edilemeyeceği yadsınamaz bir gerçek olarak ortadadır.

 

Sonuç olarak 2000’li yılların başında Yurdumuzda iç tüketim için 40.000 ton, ihracat için 100.000-110.000 ton olmak üzere toplam 150.000 ton tütüne gereksimin olacak ve Türkiye’nin yıllık tütün üretiminin 150.000 ton düzeyine indirgenmesi zorunlu hale gelecektir.

Halbuki Türkiye’ de tütün üretimi:

1994 187.000 Ton

1995 204.000 Ton

1996 230.000 Ton

1997 300.000 Ton

Olarak gerçekleşmiş, 1998 üretim hedefi 230.000Ton (+ % 10 ) olarak belirlenmiştir.

Açıkça görülüyor ki yurdumuzda Türk tütünü üretimi önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde azaltılacaktır. Kaçınılmaz olduğu aşikar bu akıbet, büyük üretici kitlelerinin tütün tarımını terk etmek zorunda kalacaklarının ve bu vatandaşlarımızın katlanılmaz gelir kayıplarına uğrayacağının kanıtıdır.

 

SONUÇ: BU GERÇEKLER ORTADA İKEN ÖZELLEŞTİRME YURTSEVERLİKLE BAĞDAŞMAZ

 

Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesi ve bazı Tekel markalarının üretim hakkının devri konusu, Türk tütünü üretim miktarına yapacağı olumsuz etkiden soyutlanarak herhangi bir özelleştirme projesi gibi ele alınabilecek bir konu değildir. Çünkü Türkiye’de tütün üretimi 500.000 ailenin yani yaklaşık 3.000.000 vatandaşın geçim kaynağıdır. Bu nedenle sigara fabrikalarının özelleştirilmesinin Türk tütünü üretim miktarına ve sonuçta tütün üreticilerinin ekonomik ve sosyal hayatına yapacağı olumsuz etki son derece önemlidir.

Türk tütünü kıraç ve fakir toprakların ürünüdür. Bu topraklarda başka bir ürün yetiştirmek karın doyurmaz Türk tütününün yetiştiği topraklar gibi bu topraklarda tütün üreterek yaşamını sürdürmeye çalışan çiftçiler de fakirdir. Tütün üretimiyle refaha ermiş gerçek tütün üreticisi görülmemiştir. Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesi, bu vatandaşlarımızın önemli bir bölümünün tütün tarımını terk etmelerine ve aç kalmalarına neden olacak ve onların ekonomik ve sosyal hayatını tahrip edecektir. Buna mukabil yurt ekonomisine zarardan başka hiçbir şey vermeyecektir.

İŞTE TEKEL SİGARA FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ KONUSUNUN CAN ALACAK ODAK NOKTASI BUDUR.

ÖZELLEŞTİRME YANLILARININ VE HÜKÜMETİN İLERİ SÜRDÜKLERİ GEREKÇELER, BU GERÇEK KARŞISINDA HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEZ.

YER YÜZÜNDE BELKİ DE YALNIZ TÜRKİYE’DE TEKEL SİGARA FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ KONUSU, TÜRK TÜTÜNÜ VE TÜTÜN ÜRETİCİLERİNİN KADERİNDEN SOYUTLANARAK HER HANGİ BİR ÖZELLEŞTİRME KONUSU GİBİ ELE ALINAMAZ

BU ÇIPLAK GERÇEK ÖRTÜLEMEZ VE GÖRMEZLİKTEN GELİNEMEZ. HİÇ BİR GEREKÇE BU İŞİN VEBALİNDEN KURTULMAYA YETMEYECEKTİR.TÜTÜN ÜRETİCİLERİNİN VE ONLARIN ÇOCUKLARININ İKİ ELİ BUNU YAPANLARIN YAKASINDA OLACAKTIR.

 HÜKÜMET ADINA YAPILAN AÇIKLAMALAR, TÜTÜN ÜRETİCİLERİNİ VE SEKTÖRDE ÇALIŞANLARI ASLA TATMİN ETMEMİŞTİR. ONLAR TEKEL SİGARA FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİNE KESİN OLARAK KARŞIDIRLAR VE ÖZELLEŞTİRMENİN DURDURULMASINI İSTEMEKTEDİRLER.

UNUTULMASIN Kİ TÜRKİYE’DE DE YARGIÇLAR VARDIR.

TÜTÜN PLATFORMU