TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ

TÜTÜN YAPRAĞININ HARMANCILIK AÇISINDAN KİMYASAL YAPISI

Tütün yaprağının harmancılık açısından kimyasal yapısı

 

Tütünün kimyasal yapısının etüt edilmesinin amacı, bir yandan tütünde gelişen biyokimyasal olayları incelmek, diğer taraftan da bu olayların oluşturduğu maddelerin tütün yapıtlarındaki etkisini belirlemek ve hazır mamulün neviyatını ve kalite ölçütlerini saptamaktır.

Bazı tütün uzmanları tütünün kimyasal yapısını;

1 - Organik Maddeler

A - Azotlu Maddeler

  1.  Proteinler
  2.  Protein olmayanlar

B - Azotsuz Bileşimler

  1.  Karbonhidratlar
  2. Polifenoller
  3. Reçineler
  4.  Organik asitler vb.

2 - İnorganik Maddeler (kül) olmak üzere başlıca iki ana gruba ayırmaktadır.

Böyle bir sınıflandırma her ne kadar tütünün kimyasal yapısını ayrıntılarıyla açıklığa kavuştursa da bir dağınıklık arz etmektedir. Esas gayenin ortaya çıkması, kimyasal maddelerin arasındaki ilişkiler ve tütünün kalitesi üzerindeki etkileri bizce gölgede kalmaktadır.
Kanımızca tütünün kimyasal yapısını oluşturan maddeleri tütün yaprağının strüktürü, yaprağın teşekkülü, olgunlaşma ve kurutulma fazlarında maruz kaldığı dönüşümleri doğrultusunda açıklamak en doğru olacaktır. Böylece bir taraftan kimyasal oluşum üzerinde ekolojik faktörlerin önemi, diğer taraftan da ayrı ayrı maddelerin tütün kalitesindeki etkileri aydınlığa kavuşacaktır. Nitekim tütün yaprağının terkibine giren tüm maddeleri yine iki grupta mütalaa etmek en doğrusu olacaktır.

Bunlardan 1.grup Sabit Maddeler diye adlandırdığımız maddeler ki, miktarları ve kimyasal yapısı yaprağın hasadından kurutulmasına dek değişmeyen maddelerdir.

İkinci grup ise sabit olmayan, esnek ve çözünen maddelerdir. Bu gruptaki maddeler tütün yaprağının olgunlaşması veya kurutulmaları dönemlerinde çözünerek değişik yeni kimyasal bileşimler oluştururlar. Yada yaprakta bitkinin diğer organlarına göçerler.

Yukarıda zikrettiğimiz Sabit Grubun maddeleri tütünün yapısını, bünyesini ve iskeletini, ikinci grubun maddeleri ise yaprağın yoğunluğunu oluşturur.

İskelet (sabit) maddeler grubu yaprakta sonuna kadar çözünmeye , mineral maddelerin büyük bir kısmı ile bu grubun çoğunluğunu, temelini teşkil eden yaprağın hücrenin duvar yapıları olan karbonhidratlar da, selüloz, hemiselüloz , lignin vb. maddeler oluşturmaktadır. Diğer çözünen maddeler grubu hücre protoplazmasının terkibine giren hücre öz suyunda çözünmüş bulunan ve tütün yaprağında çeşit fonksiyonlar içeren ve yoğunluğu sergileyen maddelerden ibarettir.

4.1. Kuru madde:

Bir yeşil tütün yaprağı %15 - 20 oranında kuru (katı) madde ve %80 - 85 oranında su ihtiva etmektedir. Yaprağın kurutulması döneminde bu oranlar değişmektedir. Kurutulmasının tamamlanmasıyla oranlar tam ters olmakta, yani yaprakta su ihtivası %10 - 15 ‘e düşer, kuru madde ise %80 - 85 ‘e yükselir.

Kuru madde ihtivası yaprağın olgunlaşmasıyla sıkı sıkıya bağlıdır. O yaprağın teknik olgunlaşma derecesine kadar, asimilasyon yeteneğinin yüksekliği nedeniyle mütemadiyen artar, ondan sonrada bir azalma eğilimi gösterir. Örneğin uç ellerin yapraklarında kuru madde, dip yapraklara bakarak hissedilir nispette daha çoktur. Kuru maddenin birikmesi doğrudan doğruya bitkinin topraktan besin alma yeteneği yanı sıra güneş, sıcaklık, kuraklık gibi ortamların etkisine bağlıdır. Besin maddelerini alt yapraklarından uç yaprakları istikametine ilerletmede bitkinin biyolojik iç gücü faktörünün önemli rolü vardır.

Harmancılıkta tütün yapıtlarını en fazla etkileyen kimyasal yapılardan nikotin, protein ve karbonhitrat maddelerini önemli olduğundan bu içeriklere geniş ölçüde açıklık getireceğiz.

4.1.1 - Nikotin:

Nikotin tütün yaprağının alkoloidler grubundandır. Alkoloidler canlı yaprakların üzerinde şiddetli etki yapan azotlu maddelerdir. Bu etkinin sebebi de alkoloidlerin beyinde, sinir sisteminde ve kan hücrelerinde bulunan yağ ve benzeri maddeleri kolayca çözmesinden kaynaklanmaktadır.

Tütün yaprağında çok çeşitli alkoloidler vardır. Lakin bu alkoloidlerin en önemlisi şüphesiz nikotindir. Tütünü de zaten diğer bitkilerden ayırt eden en önemli özellik yapraklarında nikotin bulunmasıdır.

Tütün içmenin insan sağlığına zararlı olmasının nedeni, içim esnasında yuttuğu nikotindir. Günümüzden çok önce, daha 1696 yılında Zemeri kimya üzerindeki eserinde, nikotini tütünün özel zehirli yağı olarak tanımlamıştır. Gerçekte canlılarla yapılan denemeler neticesinde bir hayvanın 4-5 kg. özgül ağırlığına mukabil 0.25-0.4 mg. Nikotin alması ölüme sebep olmaktadır. İnsanlar için ise ölüm dozu 0.05 mg.’dır.

Tütün yaprağından saf nikotini ilk olarak Haydelberk’ten Rossel ve Reimann izole etmişlerdir. Keşfinin bu kadar öncelere dayanmasına rağmen uzun zaman nikotinin kimyasal içerik formülü kurulamamıştır. Bugün artık nikotinin kimyasal terkibini Pridin sınıfı karbonların oluşturduğu bilinmekte ve genel formülü de

C10 H14 N2 olarak gösterilmektedir.

Nikotin saf iken renksiz, kokusuz ve yağımsı bir sıvıdır. Hava ile temasta, oksidasyon neticesi tedricen koyulaşır. Rengi matlaşır ve kendisine özgü bir koku alır. Suda olduğu gibi alkol, eter,pe..eter ve kloroformda çözünür. İçeriğindeki azot maddesi nikotini alkalik ekstremli yapar.

Nikotinin özgül ağırlığı ortamın ısısına göre değişir. Örneğin; 10 derecede 1.0180 ,20 derecede 1.00925 dir. Kaynama derecesi 246.1 - 246.2 arasında seyreder.

Bu güne kadar nikotinin tütünün biyolojik gelişmesinde ne gibi rolü olduğu henüz açıklığa kavuşmamıştır. Fakat nikotinin tütünün köklerinde sentez edildiği ve buradan yapraklara taşınıp yaprakta biriktiği kesinlikle bilinmektedir. Yani nikotinin üretim yeri ve organı tütünün köküdür.

Bu ilk olarak Japon bilgini Hosegava tarafından, domates üzerine tütün ve tütün üzerine domates aşılanarak ispatlanmıştır. Deney bulgusu olarak, domates üzerine aşılanmış tütünün yapraklarında nikotin bulunmamıştır. Ancak tütün üzerine aşılanmış domatesin yapraklarında nikotin bulunmuştur.

Nikotinin tütün organları üzerinde yoğunluk dağılımı şöyledir. En çok nikotin, yapraklarda sonra sırası ile kökte, sümbülede ve gövdededir.

Bunu ayrı tip tütünlerinin organlarında görmek aşağıdaki çizelge ile mümkün olmaktadır.

                                                                                                               Tütün Tiplerine Göre Nikotin Miktarları

                                                                                                           Kuru Maddeye Oranla Nikotin Miktarları % si

Bitkinin organı ve kısımları                                                  Mahorka          Virginia        S. Oriental      Oriental          Puroluk tüt.

-Orta ellerin damarları atılmış yapraklarında                            8.92                 2.26               2.98            1.20                  2.92

-Uç ellerin damarları alınmış yapraklarında                                                      3.48               3.00

-Orta damarlarında                                                               3.62                  0.77                0.41                                    0.87

-Gövdenin alt kısmında                                                         1.21                  0.33                0.51            0.44                 0.55

-Gövdenin üst kısmında                                                                                 0.45                0.47

-Saplarda (zeneplerde)                                                         2.12

-Köklerde                                                                                                                                              0.12                  0.91

-Çiçeklerde (sümbüle ’de)                                                                                                                      0.15

 

Olgunlaşmış tütün tohumunda nikotin yoktur. Nikotin oranları tütünlerin organlarında farklı olduğu gibi alt ve üst el yapraklarında ve hatta aynı yaprağın değişik bölümlerinde de farklı olabilir.

Bir yaprak ayasının uç ve kenar kısımlarında yani yaşlı dokuda çok, iç ve alt bölümlerde yani genç dokulu olan kısımlarda daha az nikotin vardır. 

Tütünde nikotin ihtivası dip yapraklardan uca gidildikçe mütemadiyen artar ve uç yapraklarda yeniden azalır. Gece ve gündüze doğruda değişiklik gösterir. Diğer taraftan nikotin miktarı, ekolojiye, uygulanan tarım tekniğine ve çeşide bağlı olarak ta farklılık göstermektedir.

Örneğin; kuraklık koşullarında yetiştirilen tütün yapraklarının nikotin içeriği düşüktür. Nikotinin proteinlerle yakında ilişkisi olduğu için, kuvvetli humuslu, taban arazilerde üretilen tütünler yüksek nikotinlidir. Öte yandan verimsiz ve bilhassa sulanan topraklarda yetiştirilen tütünlerin nikotin içeriği de düşüktür.

Tütünde nikotin seviyesi üzerinde etkin olan diğer bir faktörde tepe kırımıdır. Tepe kırımının sığ yada derin olması etkinlik derecesini belirler.

Örneğin; % 2 nikotinli bir çeşidin, derin tepe kırma uygulanması ile nikotin seviyesinin % 4.5 a kadar yükseldiği görülmüştür.

Tütünlerde nikotin miktarı yaprakların olgunlaşma ve kurutulma dönemlerinde az da olsa bir düşüş eylemi gösterir ve bu azalma önceki miktarın % 30 u kadar olabilmektedir. Fermantasyon ve bekletilme döneminde de nikotin miktarı düşüşe geçer.

Nikotin miktarı tütünün çeşidine göre de farklılık gösterir.
Örneğin;
semi oriental tütünlerde nikotin miktarı ortalama % 2,

tipik oriental tütünlerin basma tiplerinde % 0.7 ve başıbağlı tiplerinde ise % 1-1.5 ,

Açık renkli Virginia ’larda % 1,

koyu renkli Kentaky ’lerde ise % 2 nin üzerinde nikotin bulunmaktadır.

Açıklamamızın başında nikotinin sinir sistemi üzerinde etki yapan önemli alkoloit olduğunu belirtmiştik. Bu yüzden de harmanlarda tütün yapıtlarının neviyat ve kalite özelliklerini belirlemede, içimin fizyolojik etkisinin ayarlanmasında şüphesiz nikotin miktarı önde gelmektedir.

Yapılan bir çok deneyler sonucunda elde edilen bulgular üst neviyata ve kaliteye mahsus asil menşeili tütün yapraklarında daha az, düşük kaliteli olanlarda ise daha çok nikotin saptanmıştır.

H.A. ŞUMUK ’a göre, harman ürünü sigaraların optimum nikotin normu kuru maddenin % 1.2- 1.5 ‘uğunu teşkil etmelidir. Bu nikotin miktarı yakılarak dumanı içmekle tüketilen tütün mamullerinde tam ve normal içim lezzeti normu olarak kabul edilmektedir. Bu ölçütlerin üst düzeyinde seyreden miktar, içimin fizyolojik şiddetini ve etkisini aşırı boyutlara çıkarmaktadır. Taban sınırı olarak belirlenen % 1.2 inin altındaki nikotin ihtivası ise içim tokluğunu yitirmektedir. Tabi zevkler, lezzetler farklı olunca ölçüt seviyelerinde de bir esneklik söz konusu olabilmektedir.

Harmancının, harmanların nikotin ihtivasını etkileyebileceği yöntemlerin başında kırık tütünlerin, yapraklardan ayrılmış damarların, strips edilmiş tütün yaprak parçalarının ve rekonstitüe tütün kullanması gelmektedir.

Ülkemiz tütünlerinin nikotin ihtivası genellikle normal içerikli olarak reva görmektedir. Bu hususta menşeilerimizi sınıflandırmaya yönelik yaptığımız bir çalışma sonucu onların değerlerini aşağıdaki gibi bir çizelgeye dönüştürdük.

Tütün Menşeilerimizin Yapraklarındaki Nikotin Oranları %

İzmir 0.04 - 0.90                         Trabzon 3.50 - 4.50 S.                        Maden 0.70 -1.00

S.Canik 1.45 - 1.65                    Çarşamba 1.45 - 1.65                          Bafra 0.80 -1.20

Alaçam 0.80 - 1.20                     Gerze 1.00- 2.00                                Sinop 1.00 -2.00 

G.hacıköy 1.00 - 1.30                 Taşova 0.75- 1.00                               Tokat 0.75 -1.00

Erbaa 0.75 - 1.00                        Niksar 0.75- 1.00                               Düzce 0.40- 0.70

Hendek 1.20 - 1.50                     İzmit 0.90 - 1.30                                 Bursa 0.80- 1.20

Balıkesir 1.20 - 1.70                    Gönen 1.20- 1.70                               Yenice 1.20- 1.70

Agonya 1.20 - 1.70                     Edirne 1.40 - 1.60                               Bitlis 1.00- 2.00

Adıyaman 1.00 - 1.70                 Yayladağ 0.80 - 1.30                           Malatya 1.50- 2.00

Akçadağ 1.50 - 2.50                   İskenderun 1.90 - 2.30                        Silvan 1.00- 2.00

Mardin 1.10 - 1.50                      Bahçe 2.00 - 2.50                              Pazar 1.50- 2.50

Tömbeki 2.50 - 4.00                   Bucak Burley 1.00- 1.60

Tütün Menşeilerimizin Yapraklarındaki Nikotin Oranlarına Göre Sınıflandırılması:

Ölçütler:

1 - Düşük nikotin içerikli tütünler      % 0.50 - 1.00

2 - Normal            “      “                 % 1.00 - 1.20

3 - Orta                “      “                  % 1.20 - 1.50

4 - Yüksek           “      “                  % 1.50 - 2.50

5 - Çok Yüksek   “      “                  % 2.50 - 4.50

  Düşük                      Normal                      Orta                      Yüksek                   Çok yüksek

  1 - İzmir                1 - Bafra            1 - Gümüşhacıköy      1 - S. Canik                1 - Trabzon

  2 - S. Maden        2 - Alaçam            2 - Hendek                2 - Çarşamba              2 - Hasankeyf

  3 - Taşova            3 - Bursa             3 - İzmit                    3 - Gerze

4 - Tokat              4 - Yayladağ           4 - Mardin                  4 - Sinop

5 - Erbaa                                                                           5 - Balıkesir

6 - Niksar                                                                          6 - Gönen

7 - Düzce                                                                           7 - Yenice

                                                                                        8 - Agonya

                                                                                        9 - Edirne

                                                                                       10 - Bitlis

                                                                                       11 - Adıyaman

                                                                                       12 - Malatya

                                                                                       13 - Akçadağ

                                                                                       14 - İskenderun

                                                                                       15 - Silvan

                                                                                       16 - Bahçe 

4.1.2 - Tütün Yaprağında Protein Maddeleri:

Alkoloidlerden başka proteinler ve bunların parçalanma ürünleri tütün yaprağındaki diğer organik maddelerdir. Bunlar tabiatta en yaygın olan maddelerdir ve yaprak hücresi vokuali (çekirdek) içersinde bulunan önemli bir besin maddesidir. Tütünün total azotunun 3/4 kadarı çözünmeyen N bileşiklerinden ibarettir. Bununda hemen % 99 ‘u proteinlere aittir.

Proteinlerin oluşumu ve birikimi doğrudan doğruya bitkinin topraktan aldığı çözünmüş azot maddeler ve fotosentez olaylarına bağlıdır. Bu yüzden de, azotlu bileşimlerin topraktaki ihtivası bitkinin vejetatif gelişme hızını ve organlarda birikimini pozitif yönde etkileyen en önemli faktördür.

Yaprağın farklı kısımları farklı miktarlarda total azotlu maddeler içermektedir. Protein birikimi dinamizmine göz attığımızda bu birikiminin en fazla miktarda bitkilerin büyümesini sağlayan yani vejetatif kısımlarından yaşlı dokulara doğru olduğunu görmekteyiz. Protein miktarı, yaprağın tabanından ucuna doğru ve yaprak ortasından kenarlara doğru çoğalmaktadır. Bitki üzerindeki durumu da aynıdır. En fazla protein ihtiva eden yapraklar bitkinin üst ve uç yapraklarıdır.

Bir tütün yaprağı büyüme ve vejetatif gelişmesinde ileri bir döneme ulaştıkça tedricen protein maddelerini büyük ölçüde yitirmiş duruma gelir. Böylelikle de proteinlerin en fazla azalması olgunlaşmış tütün yapraklarında saptanmıştır. Çünkü bu dönemde tütün yaprağının büyük moleküllü proteinleri fermentlerin de etkisi ile nispeten daha küçük moleküllere bölünürler. Fakat bu bölünme hidroliz çözünmesi değildir.

Zira bunu önceki ifadelerimizde de belirttiğimiz veçhile, proteinler sabit , suda çözünmeyen organik maddelerdir. Bu olay ancak polipeptitleri teşkil eden aminoasit sayılarının küçülmesidir.

Proteinler harman içindeki tütünün içim niteliğini negatif etkileyen maddelerdir. Bu yüzden de tütünlerin vejetasyon döneminden sonra protein içeriğini mümkün mertebe azaltmak amacıyla teknolojik bir çok işlemler uygulanması gerekmektedir.

Örneğin; yapraklarda biriken proteinlerin intensif (şiddetli) bölünmesinin, yaprağın sarartılması ve kurutulması dönemlerinde gerçekleştiğini bilerek bu dönemdeki işlemler en uygun şekilde yapılmalıdır. Zira kurutma işleminin sonuna doğru yaprakların protein ihtivası, önceki seviyelerden yarıya hatta daha aşağıya düştüğü saptanmışsa da olayın hiç bir zaman proteinlerin tam parçalanması ile sonuçlandığı görülmemiştir. Fakat periyotta yaprakların kurutulması ne kadar yavaş ve kısıtlı bir şekilde cereyan ederse yaprağın kurutulurken solması ile gerçekleşen dinamik karbonhidrat tüketimi ve böylelikle de büyük moleküllü proteinlerin parçalanma olayı o derece uzun sürmektedir. Bu ise parçalanmış protein ürünlerin yaprakta kalmasına ve sonuçta yaprakların koyu, başlıca yeşil-kahverengi bir renk kazanmasına sebep olmaktadır. Aynı zamanda bu yapraklar fazla protein içerdiğinden dolayı içimde kötü kokulu duman verirler.

Şimdi bunu böyle olduğunu bildiğimiz halde kanımızca, yapay etkenlerle kısa bir sürede kurutulan açık sarı renkli Virginia tütünlerinin neden hoş içimli ve nefis kokulu olduğunu izah etmek kolay olacaktır. Acaba ülkemizde kurutma işlemlerine yeni uygulamalar getirerek tütünlerimizin açık tonlarda kurutulmaları için mücadele etmenin, yeni yöntemlerin uygulanması zamanı gelmemiş midir ? Çünkü harmanda kötü kullanarak iyi mamül oluşturulamaz. İyi sigara yapmak için çalışmalar, sigara fabrikasındaki teknolojiden çok daha önceki aşamalarda başlamalıdır.

Tütünlerde kurutulmalarından sonra, fermantasyonları döneminde protein parçalanması olmaktadır. Venunche ’e göre yeşil yapraklardaki protein miktarı ile kıyılmış tütün yapraklarında ki protein miktarı aynı değildir, fark vardır. Yeşil kalmış kuru yaprakların öz suyundan imal edilen proteinlerin yanma ürünleri kötü kokulu olduğunu karşıtı, fermantasyon geçirmiş yapraklardan tecrit edilenlerin kokusunda bu kötü özellik görülmez. (S. Aksu)

Protein maddeleri yanmaları esnasında ürünlerin duman ekstreminin alkalik karakterini oluştururlar. Bu ekstremde düşük kaliteli tütünlerin özelliğidir. Şumuk’ a göre kaliteli tütünlerin protein ihtivası en fazla % 8 olmalıdır. Düşük kaliteli tütünlerde ise bu oran % 20 ‘e ulaşabilmektedir.

Proteinler hakiki bir jeldir. Yüksek düzeyde higroskopisite kabiliyetleri vardır. Bu yüzden de tütünlere su alma ve esneklik niteliliklerini kazandırırlar. Proteinlerin jel olmasının bilinmesi bilhassa sun cured yöntemlerle kurutulan tütünler için çok önemlidir.

Tütün yaprağında bulunan azotlu bileşikler diğer bitkilerde olduğu gibi çeşitli formlarda bağlıdırlar. Vejetasyon devresinde olgunlaşma dönemine kadar miktarları kuantatif olarak artan azotlu bileşikler daha sonra teknolojik olayların seyriyle gerçekleşen kalitatif değişimlere maruz kalır ve miktarları da tekrar kuantatif olarak azalır.

Azotlu bileşikler tütünde, yumurta akı maddeleri amino ve amino bileşikleri, amonyum nitratlar ve diğer formlarda bulunmaktadır.

Bu gün ülkemizde yüzde yüz oriental tip tütünlerden oluşturulan harmanların sigaraları çok kötü içimli olup, içim sonrası dumanın fena kokusu zaman çevrede kalan özelliği ile negatif duyu ve itici bir manzara arz etmektedir. Kuşkusuz buna büyük ölçüde tütünlerin protein ihtivası sebep olmaktadır. Eğer sigaralarımıza kısa bir zamanda yeniden o eski nefaseti ve çeşniyi kazandırmak istiyorsak tütünlerimizde protein ihtivasını tarladaki üretimi ve teknolojik işlemlerin her döneminde asgari düzeye indirmeye çalışmalıyız. Zira ülkemiz tütünlerinin protein ihtivası aşağıda sergilediğimiz cetvel ve çizelgede de görüldüğü gibi hiçte arzu edilen sınırlar içinde değildir.

Tütün Yaprağında Protein Azotu % Oranı

İzmir 9 - 14                Trabzon 15 - 17                  S. Maden 15 -16

S.Canik 17 -18          Çarşamba 17 -18                Bafra 16 -18

Alaçam 16 -18           Gerze 14 -17                      Sinop 14 -17

G.hacıköy 15 -18       Taşova 13 -14                    Tokat 13 -14

Erbaa 13 -14              Niksar 13 -14                     Düzce 15 -17

Hendek 14 -16           İzmit 14 -15                        Bursa 13 -16

Balıkesir 14 -16          Gönen 14 -16                     Yenice 14 -16

Agonya 14 -16           Edirne 14 -16                      Bitlis 9 -12

Adıyaman 9 -12         Yayladağ 12 -17                  Malatya 10 -12

Akçadağ 14 -16         İskenderun 14 -16               Silvan 13 -14

Mardin 13 -14            Bahçe 14 -16                      Pazar 15 -30

Tömbeki 15 -20         Burley 13 -14

Protein Oranlarına Göre Tütünlerin Sınıflandırılması

Ölçütleri;

Az proteinli 9 - 14

Normal proteinli 14 -16

Orta proteinli 16 -18

Yüksek proteinli 18 - 30

Az proteinli                  Normal proteinli               Orta proteinli                 Yüksek proteinli

1 - İzmir                         1 - S. Maden                       1 - Trabzon                           1 - Pazar

2 - Bitlis                          2 - Taşova                          2 - Canik                              2 - Tömbeki

3 - Adıyaman                   3 - Tokat                            3 - Çarşamba

4 - Malatya                      4 - Erbaa                            4 - Bafra

                                      5 - Niksar                           5 - Alaçam

                                      6 - İzmit                             6 - Gerze

                                      7 - Akçadağ                        7 - Sinop

                                      8 - Silvan                            8 - G.hacıköy

                                      9 - Mardin                           9 - Düzce

                                     10 - Bahçe                          10 - Hendek

                                     11 - İskenderun                   11 - Balıkesir

                                                                               12 - Gönen

                                                                               13 - Yenice

                                                                               14 - Agonya

                                                                               15 - Edirne

                                                                               16 - Yayladağ 

4.1.3- Karbonhidratlar:

Karbonhidratlar tütün yaprağında ve fotosentez neticesinde biriken asimilasyon ilk maddedir. Karbonhidratlar bitkinin mürekkep kimyasal yapısındaki azotlu maddelerin protein, asit ve yağ teşekkülünü sağlayan esas bileşimidir. Bu itibarla karbonhidratların hayvanlara bakarak bitkisel dünyada önemi gayet büyüktür. Özetle söylemek gerekirse, karbonhidratların bir kısmı (selüloz, hemiselüloz, lignin vb.) tütün bitkisinin oluşum iskeletinde, diğer kısmı da (suda eriyen karbonhidratlar sakaroz, glikoz vb.) bitkinin gelişim süresinde harcanan enerji kaynağıdır. Olgun tütün yaprağında karbonhidratların kuru bazı maddeye göre yüzdesi 40 - 45 civarındadır. Tahmin edileceği gibi farklı gelişme koşullarında her bitki gibi tütünde pek çok çeşit karbonhidrat grupları oluşturur. Fakat tütünün hasadından sonra, bilhassa kurutma safhalarında karbonhidrat bileşimleri kesin bir değişmeye maruz kalırlar. Bu yüzdende karbonhidrat bileşimleri kompleksi tütünün yeşil yaprak döneminde bir, kurutulmuş yapraklarda başka ve sonra yapıtlarda çok farklı manzara sergiler.

Tütünde karbonhidratların öz kimyasal yapısı henüz daha pek aydınlığa kavuşmamıştır. Lakin şu anda kesinlikle bilinen iki gerçek vardır; Birincisi karbonhidratların tütünün azotsuz bileşimlerden oluşu ve ikincisi de tütün yaprağının karbonhidrat ihtivası genellikle protein maddesi miktarından daha fazla olmasıdır. Burada özellikle karbonhidratların suda eriyen çeşitlerinin tütün tadına olan olumlu etkisi çok önemlidir.

Çünkü, alkoloidlerin ve başka uçucu bazların tütün dumanına getirdiği sertlik, boğazı ve burunu tırmalayıcılık, karbonhidratların yanma sonu ürünleri tarafından büyük ölçüde bertaraf edilmektedir. Bu yüzden harmanlardaki tütünlerin dinamik karbonhidratlar ihtivası çok önemli niteliktir.

4.1.3.1- Dinamik Karbonhidrat:

Dinamik karbonhidrat oranları Türk tipi tütünlerde ve Virginia ’larda oldukça yüksektir. Gölgede kuruyan

Burley ve bilhassa puroluk tütünlerde ise çözünen karbonhidrat içeriği çok daha azdır. Örneğin; Oriental tipi tütünlerde bu oran % 3 ten % 20 ‘ye kadar, Virginia’ larda daha da yüksek seyrederken, Mahorka, Kentaky ve diğer menşe ve tiplerde % 0.5 - 1 dolayındadır.

Tipik sigaralık tütünler olarak kabul edilen Virginia ve Şark tipi tütünlerde %8 - 10 ‘dan daha aşağı şekerlerin bulunması istenilen kalite kriterleri bakımından yetersizdir.

Konunun başında tütün yaprakları dokusunun hücrelerini vb. organların oluşumunu sağlayan başka çeşit karbonhidratların mevcudiyetinden bahsetmiştik. Bunlar sabit karbonhidratlardır. Böylece karbonhidratlar kompleksi dinamik ve sabit olmak üzere iki grupta açıklanmaktadır.

Fakat biz harmancılık kapsamı içinde karbonhidratların genel tanımını açıklarken bir hususu önemle vurgulamak gereksinimi duymaktayız.

Bu da, tütünün kimyasal içeriği genellikle tütünlerin karbonhidratlar yapısı harmanda kalite kriteri olarak kullanıldığında onların tüm miktarını değil de yalnız dinamik karbonhidratların miktarı göz önünde ağırlıklı olarak tutulacaktır. Çünkü bu miktarlar yani suda eriyen şekerler (karbonhidratlar) özellikle protein miktarından ne kadar fazla ise o derecede harmandaki tütünün yapıtları mamulü yüksek puana sahip algılamaktadır. Yine de bu özetleme sabit karbonhidratların harmanın kalitesini hiç etkilemediği anlamında kabul edilmemelidir.

Fakat burada bizimde açıklamalarımız başlıca dinamik karbonhidratlar üzerinde yoğunlaşacaktır. Suda eriyen (dinamik) karbonhidratlar hangileridir ?

Dinamik karbonhidratlar basit karbonhidratlardan oluşurlar. Tütünlerin monosların en önemlileri 6 ve 5 karbonlu olanlarıdır. Altı karbonlularına Heksoslar, beş karbonlularına da Pentoslar denir.

Tütünde bulunan başlıca şekerler şunlardır.

Glukos Ribos Fruktos

Deseksiribos Sakkaros Rhamnos

Maltos Raffinos

Yeşil ve kurumuş tütün yapraklarında başlıca Glükos vardır. İstisnai olarak tam, normal kurumamış yeşil renkli yapraklarda Fruktos ‘ta bulunabilir.

Dinamik karbonhidrat içeren tütün yapıtlarının yanması ile hasıl olan dumanın tüketimi esnasında monosların ürettikleri ürün asit karakterdedir. Genellikle organik asitlerden aldehit, fenol, karamelimsi vb. bileşimlerden ibarettir. Bunlar bir taraftan tütünün tadını etkilerken dumana aynı zamanda bir nefasette verirler.

Pentoslardan en önemli karbonhidratlar, ksilos, arobinos ve ribos’ tur. Pentoslar bitkilerde çok yaygındır. Tütünde de glugositlerin müteşekkiline iştirak ederler. Pentosların hücre çekirdeğinin yapısını oluşturan azotlu nukleik asitlerin terkibinde de yer aldıkları saptanmıştır.

Dissakkarit’ ler

İki monosun aralarında anhidritleşmesi ile meydana gelen şekerlere dissakkaritler denir. Tütündeki dissakkaritlerin çoğunda monosların biri glukos’tur. Öteki yani ikincisi de bir başka monos olabilir.

Biyokimyasal açıdan tütünde, heksos şekerlerden oluşmuş Yaktos, Maltos, Sellobios dissakkaritlerin önemi büyüktür. Fakat dissakkaritlerin tütündeki miktarları, monoslara ve sabit karbonhidratlara (nişasta, selüloz, lignin vb.) oranla çok daha belirsizdir.

Sakkaros :

İki monosun ortak hidroksillerinin anhidritleşmiş bulunmasına rağmen indirgen olmayan bir şekerdir. Sakkaros adi şekerdir. Pancardan veya kamıştan üretilir. Tütünlerde sakkaros miktarı azdır, oda fermantasyon geçirmemiş tütünlerde bulunmuştur. Zira sakkaros tütünlerin fermantasyon döneminde büyük bir hızla parçalanmaktadır.

Diğer taraftan maltos ve sellebios şekerlerinin tütünde, tek tek mevcudiyetine rastlanmamıştır. Ancak onların selülozun çözünmesi olayında husule gelen ürünler olduğu kanıtlanmıştır. Sonuçta bir kez daha dissakkaritlerin sulu mineral asitlerle ısıtılınca kendilerini teşkil eden monoslara hidroliz olduklarını vurgulamalıyız.

4.1.3.2 - Dinamik Olmayan (sabit) karbonhidratlar:

Selüloz, tütün hücre zarı duvarlarını oluşturan tütün yaprağının sabit karbonhidratlarındandır. Selüloz tütünün vejetasyon döneminde bir süre artış gösterir ve sonra sabit bir düzeyde kalır. Katı maddeye göre de oranı yaprağın oluşuna bağlıdır. Kurutma ve fermantasyon dönemlerinde değişmez.

Oriental tip tütün yapraklarının selüloz içeriği kuru madde ile oranlandığında % 5 -12 civarında olduğu görülmüştür. Bu oran damarlarda % 25 , gövde de ise % 40 olarak saptanmıştır. Dip yapraklar uçlara kıyasla daha fazla selüloz ihtiva ederler.

Selüloz tütünün tat özelliklerini ters yönde etkilemektedir. Çünkü yapraklardaki selüloz içim esnasında yakarlık hissi veren atsetaldehit ürünü oluşturur. Son araştırmalara göre selülozun yanmasıyla 3,4 (benzil) (a)-piri oluştuğu ve bu aşırı kansorejen etkinliği saptanmıştır.

Diğer taraftan yapraktaki selüloz oranının yüksek olması yaprağın sünger yapıda olduğunun bir göstergesidir. Bu da sigaraların yanarlılığını ve yüksek randımanlılığını olumlu yönde etkilemektedir.

Hemiselüloz ve lignin :

Hemiselülozlar çoğu zaman tütünün hücre zarında selüloz ile beraber bulunurlar. Bunlar bitki hücrelerine şekil veren maddelerdir ve kaba lifler olarak ta ifade edilir. Çünkü hemiselüloz ve ligninler selüloz ile birlikte bitkinin odunlaşmasını gerçekleştirirler.

Tütün, nispeten az miktarda hemiselüloz ihtiva etmektedir. Şumuk ‘un verdiği rakamlara göre içerik % 2’ yi hiç bir zaman aşmaz.

Hemiselüloz, selülozdan daha kolay çözünür ve bunun neticesinde ilkel şekerler ve pantozanlar oluşur. Hemiselüloz çözünen dinamik karbonhidratların ilk madde kaynağıdır.

Lignin ‘ e gelince çok sabit bir karbonhidrat maddesidir. Başlıca bitki hücrelerinin iletim demetleri arasında yoğundur. Kimyasal yapıları iyice aydınlığa kavuşturulmamıştır. Ancak yapılarında metanol ile esterleştirilmiş fenolik bir müteşekkil bulunduğu bilinmektedir. Ligninler, basınç altında ısıtılınca aromatik hidrokarbonlara dönüşür. Bu yüzden de tütünlerin fermantasyon dönemlerinde çok hoş, adeta fırında yeni pişirilmiş ekmeğin kokusuna benzer kokular hissedilir.

Tütünde lignin maddesi miktarı vejetasyon süresince hep artış gösterir. Lignin tütünün diğer organlarına kıyasla, en çok yaprakların damarlarında bulunur. Lignin ihtivası, tütünlerin menşe ve çeşitlerine göre bir dalgalanma gösterse de ortalama % 2-3 arasındadır. Kuraklık koşullarında yetiştirilen tütünlerde, sulak,taban arazilerde üretilenlere nazaran daha çok lignin vardır. Keza fermantasyon geçirmiş tütünler geçirmemişlerden daha çok lignin ihtiva eder.

Lignin yanma esnasında asit ekstremli duman oluşturur. Buna rağmen içimin kalitesine müspet bir etki katmaz. Tam tersine ligninden üreyen metil alkollü metanolun insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilmiştir.

Pektinler :

Bu madde, tütün yaprakları hücre zarlarının orta lamelini teşkil eder ve diğer meyvelerde, etli köklerde olduğu gibi kısmen hücre özsuyunda çözünmüş olarak bulunur. Pektinler karbonhidratların polisakkarid grubuna mensupturlar.

Pektin ’in esas müteşekkili galaturonik asittir ve metanol asitle esterleşmiş olunca pektin asidi meydan gelir. Pektin asidin azabino ’sun polisakkaridi “Azaban” la bağlanması ve (Ca) ile tuz teşkil etmesinden de pektinler teşekkül eder.

Vejetasyon döneminde bitkide yoğunlaşması mütemadiyen bir artış gösterir ve kuru maddeye kıyasla % 5 - 113 ‘e kadar ulaşabilir. Pektinin tütündeki artışı kuraklıkta daha çok olmaktadır. Daha sonraki işlemde tütünlerin kurutulma ve fermantasyon dönemlerinde pektin yoğunluğu hızla azalır.

İlk zamanlarda pektin maddelerinin tütünün kalitesini pek etkilemediği düşünülmüşse de daha sonra pektin madde kompleksinin tütün yaprağının fiziksel özellikleri özellikle higroskopisite açısından büyük önemi ve bilhassa da sigaraların içimi esnasında insan sağlığına zararlı olan metanolün başlıca kaynağı pektinler ve ligninler olduğu açıklığa kavuşunca, pektinlerin tütün yaprağının kalite faktörü olarak mühim yeri olduğu kanısı ağır basmıştır. Çünkü pektinlerin ürünü olan metilalkol (metanol) içim esnasında dumana karışmakta ve zehirli ( toksit ) etkisi yapmaktadır. Bu alkolün 30 -40 mg kadarlık dozu bir insanın ölümüne yeterlidir. 8 -10 miligram ise körlüğe sebep olmaktadır. Beher 5 -10 mg ise zehirlenme belirtileri yaratır.

Metil alkolün içerik oranı tütün çeşitlerine göre değişir. O, koyu renkli tütünlerde, yani puro ve pipoluk tütünlerde daha az , sigaralıklarda ise daha çoktur. Bunun böyle olması büyük bir ihtimalle bu tip tütünlerin kurutma ve fermantasyon uygulamalarının farklı olmasındandır.

Noyberk, kuru maddeye göre nispet olarak bazı tip tütünlerdeki metil alkol yüzdelerini şöyle göstermektedir.

Sumatra % 0.052

Brezilya % 0.052

Kentaky % 0.138

İzmir % 0.673

Kavala % 0.473

Nişasta :

Hücrelerde fotosentez olayının ara verdiği zaman içinde sarf edilen maddedir. Nişasta tütün hücresi amiloplasyonlarının temel maddesini oluşturur. Bu yedek karbonhidrat, tüm gelişmeleri yüksek olan bitkilerde olduğu gibi tütünde de fotosentez faaliyetlerinin ürünüdür. Tütün yaprakları olgunlaşma derecelerine göre % 30 - 40’a kadar nişasta ihtiva etmektedirler. Gelişmeleri yeni başlamış genç, gürbüz yapraklarda nişasta oranı, gelişmelerini tamamlamışlara, olgunlaşmışlara oranla daha yüksektir. Hatta olgunlaşmış yapraklarda nişasta ihtivası bir iz halindedir. Şumuk ‘un tespitlerine göre nişasta ihtivası, yaprak ayası üzerindeki dağılımı bakımından da farklı boyuttadır. Örneğin; alt, dip yaprak ayalarında, uç yapraklara bakarak daha az nişasta bulunmaktadır. Hasattan sonra, bilhassa sarartma, kurutma ve fermantasyonlarını normal bir surette geçirmiş tütün yapraklarında nişasta içeriğine rastlamak çok nadirdir. Çünkü bu dönemlerde yapraktaki nişasta tamamen çözünür ve başka karbonhidrat bileşimlerine dönüşür.

Nişasta, tütün yaprağında kolloidal haldedir. Suda çözünmez. Ancak su ile ısıtılınca “gel” teşkil eder. Nişasta özel uygulamalarla suda çözünerek veya enzimlerin etkisiyle glukos haline getirilir. Nişastanın bu özelliğinden hareket edilerek tütün teknolojisinde yaprakların şeker içeriğini arttırmak için birçok uygulamalar yapılmaktadır. Örneğin; tütünlerin kurutulmasında, fermantasyon vb. işlemlerde.

4.1.3.3 - Karbonhidratların tütün yaprağında birikme dinamizmi:

Karbonhidratların yapraklarda birikimi kuru maddenin birikimine paralel olarak cereyan eder. Böylece tütün bitkisinin olgunlaşması ileriye gittikçe karbonhidrat birikimi de tedricen artmaktadır. Bunu Bulgar araştırmacı Fetvadjief ’in aşağıdaki tablosu ile kanıtlamak çok isabetli olacaktır.

Kuru maddeye göre şekerin 

Saratma fazının süresi       Yaprağın ilk olgunluk belirtileri    Yaprağın teknik olgunluk dönemi      Tam ve ilerlemiş olgunluk dönemi      

36 saat sonra                                       8                                              14                                                19

72 saat sonra                                     14                                              16                                                14

108 saat sonra                                   12                                              15                                                10

Karbonhidratların yoğunluğu tütünün alt yapraklarından uç yaprakları istikametine doğru artış gösterir. Meteorolojik şartlara bağlı olarak uç altı yapraklarda süratini keser.

Karbonhidratlar çeşit ve tütün tiplerine göre değişim gösterdiği gibi yetiştirme tekniği, hasat sonrası ve bakım işlemlerine göre de farklılık gösterir. Ekseriyetle nemli ve daha hafif-yarı kumsal topraklarda kumsal topraklarda üretilen tütünlerin karbonhidrat ihtivası, kurak ve ağır aşırı killi topraklarda yetiştirilenlere göre daha yüksektir. Şeker birikimine yardımcı olan ve dinamizmi arttıran başka bir uygulamada tepe kırmadır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi karbonhidratlar tütünün teknolojik işlemleri esnasında da çok farklı birikim, kalite ve miktar değişimine maruz kalırlar. Örneğin; kurutma işlemlerinde yedek karbonhidratlardan nişasta, dekstrin vb. maddeler parçalanır.

Karbonhidrat birikimine kurutma işlemlerinin tarzı, kurutma işlerinin derinliği de çok etkili olmaktadır. Kurutmanın süresi ne kadar uzun ve derin olursa o derecede karbonhidrat kaybı fazla olmaktadır. Bu kayıp yapay uygulamalarla özel fizyolojide kurutulan Flue Cured tütünlerinde en azdır. Tende, hava cereyanı ile kurutulan puroluk tütünlerde dinamik karbonhidratların kaybı en çoktur.

Tütünlerin fermantasyon döneminde karbonhidrat kaybı ekseriyetle bir azalma eylemi göstermekte ve bu azalma kuru tütünlerin önceki karbonhidrat miktar içeriğine ve fermantasyon uygulama metotlarına bağlıdır.

Kurutma ve fermantasyon döneminde sabit karbonhidratların miktarlarında değişiklik seyredilmez. Ancak kuru maddenin miktarı azaldığı ve için karbonhidratların artış gibi bir görünüm sergiler.

4.1.3.4- Karbonhidratların tütünün kalitesi üzerinde etkisi:

Açıklamalarımızda birkaç kez monos ve dissakarid karbonhidratların tütün nefaseti ve tat özellikleri üzerine gayet olumlu rolü olduğunu belirtmiştik. Zaten bu yüzden de dinamik (indirgen) karbonhidratların tütün yaprağındaki miktarı en önemli kalite unsuru olarak kabul edilmektedir. Bu özetle bilhassa oriental Türk tipi tütünler için çok geçerlidir. Çünkü bu tip tütünlerin en belirgin kalite öğeleri, tütünlerin dinamik şeker ihtivası ile aromalarıdır.

Eriyici karbonhidratlar yanmaları esnasında bol karboksil grubu olan ürünler üretilir. Bunlar içime bir asitlik ekstremi verir ve içim tadını doğrudan doğruya olumlu yönde etkiler. Çünkü bu asitli ortam, azotlu maddelerin oluşturduğu alkalik yakıcı tadı frenler. Tütün endüstrisinde çalışan mühendisler, karbonhidratların tat zevklerine ve polifenollerle beraber tütün mamullerinin kokusuna, aromasına da etkili olduklarını bilmekte ve inanmaktadırlar.

Genellikle fazla miktarda indirgen şeker içeren tütünleri yüksek kaliteli olarak kabul etmekteyiz. Fakat böyle bir genelleme yine ancak sınırlı bir çerçeve içinde algılanmalıdır. Çünkü harmanda tütünlerin kalitesini etkileyen diğer maddelerin, özellikle de proteinlerin oranı ve onların karbonhidratlara göre oran katsayısı çok mühimdir. Bu itibarla karbonhidratların diğer maddelerle olan dengesi önemli bir kalite unsuru anlamı ortaya çıkarmaktadır. İşte bu dengeyi hesaplamakta ölçüt olarak Aleksandır Şumuk’ un katsayısı kullanılmaktadır. Bu alim şark tipi sigara harmanları için uygun kalite katsayısı olarak şu orantıyı önermiştir.

Çözünür karbonhidratlar = 1

Proteinler

Yani başka bir deyimle indirgen şeker oranı proteinlerden ne kadar fazla ise o derecede tütün daha kaliteli, içimi tatlı kabul edilmektedir.

Son yıllarda yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, dinamik karbonhidratlar da belirli miktarlarda başlı başına bir kalite ölçütü olarak kabul edilebilmektedir. Örneğin; % 14 - 18 arasında çözünür karbonhidrat ihtiva eden tütünler yüksek kaliteli % 10 - 14 civarında olanlar İyi ve % 9 dan daha düşük olanlar ise harmanlarda kötümsü kaliteli olarak değerlendirilmektedir. % 18 den daha fazla dinamik karbonhidrat içeren tütünlerin içimlerinde ise tek yönlülük, hafif yakarlık, içim tadı ahenksizliği hissedilmektedir.

Tütünlerde sabit karbonhidratların içim tadına olan etkisi nötrdür. Bazen istisna olarak selülozun dumana aşırı yakarlık ve kötü koku verdiği müşahede edilmiştir. Karbonhidratlar ayrıca tütünün su absorbe etme muhafaza (tutma) kabiliyetini de etkilemektedirler. Yüksek moleküllü nişasta, selüloz, pantozanlar vb. sabit karbonhidratların tütünün kolloidal kompleksine iştirak ettiklerini açıklamıştık. Dinamik karbonhidratlar ise bu sistemin içinde birer kristoloid halinde bulunurlar ve çevreden rutubeti absorbe ederek koloitlerdeki sabit karbonhidratlara iletirler.

Böylece indirgen şekerler tütün yaprağının su ihtiyacını gidermekte bir araç, vasıta ve depo görevini de ifa ederler.

Sabit karbonhidratlar tütün yaprağının fiziksel özelliklerini, mekanik sağlamlığını, direncini ve elastikiyetini oluştururlar. Fakat bu maddelerin fazla boyutlu içeriği aynı zamanda yaprak sapları ve damar kısımları ise dokunun kalınlaşmasına sebep olmaktadır. Böylece yaprağın kullanılabilir kısım oranı azalmaktadır. Kısaca; belli ölçüde selüloz ve hemiselüloz her ne kadar tütün yaprağının yanma niteliğini arttırsa da , sabit karbonhidratların aşırı ihtivası yaprağın kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

Çözünen karbonhidratlar, tütün yaprağının ince, zarif , daha düşük hacim ağırlıklı ve sigara randımanının yüksek olmasını sağlar. Türk tipi tütünlerde renklerin açık tonlu, sarı olmaları da dinamik karbonhidratların yapraktaki oranlarıyla ilişkilidir.

Harmancılık açısından konunun ne kadar önem taşıdığı bilinci içinde ülkemiz tütün menşeilerinin indirgen şeker içeriği doğrultusunda aşağıdaki cetvel ve çizelgede bir sınıflandırma sunmaktayız.

Tütün menşeilerimizin yapraklarındaki total indirgen şeker maddeler oranları:

İzmir % 15 - 21                 Trabzon % 2 - 4                 S. Maden % 9 -12

S.Canik % 7 - 8                Çarşamba % 7 - 8              Bafra % 9 -12

Alaçam % 7 - 8                 Gerze % 7 -12                   Sinop % 7 -12

G.hacıköy % 10 - 12         Taşova % 17 -19               Tokat % 17 -19

Erbaa % 17 -19                 Niksar % 17 -19                Düzce % 14 -17

Hendek % 8 -11                İzmit % 9 -12                     Bursa % 10 -14

Balıkesir % 9 -13               Gönen % 9 -13                  Yenice % 9 -13

Agonya % 9 -13                Edirne % 8 -13                   Bitlis % 15 -25

Adıyaman % 12 -15          Yayladağ % 12 -18             Malatya % 8 -12

Akçadağ % 8 -12              İskenderun % 8 -12            Silvan % 8 -14

Mardin % 8 -14                 Bahçe % 8 -12                   Pazar % 3 - 5

Tömbeki % 7 -10              Burley % 1.5 -2.5

Ölçütleri:

Az indirgen madde içeriği           % 2 - 10

Normal     “       “                      % 10 - 15

Orta         “       “                      % 15 - 20

Yüksek    “       “                      % 20 - 25

Tütün Menşeilerimizin sınıflandırılması

Az                         Normal                         Orta                             Yüksek

Trabzon                 S. Maden                     Taşova                           İzmir    

Canik                    Bafra                           Tokat                             Bitlis

Çarşamba             Gerze                           Erbaa

Alaçam                 Sinop                           Niksar

Pazar                    Gümüşhacıköy             Düzce

Tömbeki                Hendek                      Adıyaman

Burley                   Bursa                         Yayladağ

                             İzmit

                            Balıkesir

                            Gönen

                            Yenice

                            Agonya

                            Edirne

                            Malatya 

                            Akçadağ

                            İskenderun

                            Mardin

                            Silvan

                            Bahçe