TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ

ÖZEL HARMANLAR

Tütün kullanılma şekilleri içinde özel harmanlar ve mamuller - Puro harmanı ve üretimi

Tütün, insanlar tarafından tanınmasından, günümüze kadar geçen zaman içinde çeşitli maksatlarla kullanılmıştır ve bu maksatlar doğrultusunda daha öncede açıkladığımız gibi, çeşitli kullanım şekillerine cevap veren harmanlar oluşmuştur. Yine de tütünün kullanılma şekillerini kısaca özetlemek gerekirse şöyle bir sınıflandırma yapmamız mümkündür.

I - Tütünün yanmasından hasıl olan dumanın kullanılması tarzları

  1. Sigara
  2. Puro
  3. Pipo
  4. Nargile (Tömbeki) içimi

II - Tütünün doğrudan doğruya dumansız olarak kullanılması

  1. Çiğneme
  2. Enfiye şeklinde , yani burna çekilir tarzda tüketimi

III - Tütünün diğer maksatlarla, yani nikotin, sitrik ve malik asidi, selüloz, yağ , piktin, çiçeklerinden esans vb. maddeler elde etmek amacıyla kullanıldığını ifade edebilir.

Tütünün dumanını içmek maksadı ile sigara üretilmek için oluşturulan harmanlar hakkında ve bilhassa soslama, kokulama vb. katkı maddeleri ile harmanlara yön verilmesi sonucu sigara sanayi dalına muhteşem bir görüntü kazandırıldığını daha önce dile getirerek konuyu tüm detaylarıyla açıkladık. Şimdi de miktarca daha az tüketilen fakat harmancılıkta kullanılan bazı özel bir yeri olan bazı tütün yapıtlarının harmanlarına ve üretim teknolojilerinden söz edeceğiz.

16.1- Puro harmanı ve üretimi

Puro içimi ve harmancılığı tütünün tarihi kadar eskidir. Puronun ana vatanı Güney Amerika kıtasında, Meksika ve başlıca Karaib Denizi adalarıdır.

M.Ö. I. asırda bugünkü Meksika’da bulunan Maya medeniyeti kıtalarında puronun ayinlerde ve törenlerde kullanıldığı dair tarihsel belgeler vardır.

Böylece puronun en eski tütün tüketimi tarzı olduğunu ve tütün dünyasında önemli bir yeri olduğunu söylemek mümkün değildir.

Amerika yerlilerince kullanılan purolar, İspanyol istilacılar tarafından Avrupa’ya getirilmiş, tanıtılmış ve kullanımı da zamanla yaygın hale gelmiştir. 19. Yüzyılın başlarında Hollanda’da yeni bir endüstri olarak doğan üretimi, önceleri ilkel yöntemlerle üretilen puroların imal metotları zamanla geliştirilerek bugünkü cazip şekillere ulaşması sağlanmıştır.

Puro tüketimi uzun zamanlar önde gitmiş, 1750 yıllarında Brezilya’da (Papelitos) adıyla ilk şeklini bulan sigaranın 1850 yıllarında Avrupa’da kullanımının gittikçe artışı ve özellikle 1856 Kırım savaşlarından sonra içimi daha pratik olan sigaranın gelişme göstermesi puro üretimin duraklamasına neden olmuş ise de günümüzde tütünün dumanını kullanımı (içimi) şekilleri içinde ikinci sırayı kaybetmemiştir. Bunun dünyada en çok puro tüketen ülke Hollanda’dır.

Puroluk tütünler kendi eşleri gibi Solanacea familyasının Nicotiana cinsinin Tobaccum nevindendir. Puro yaprağı yapı itibariyle sigaralık tütünden tamamen ayrı özellik gösterir. Bazik (alkalik) esktreme sahiptir. Örneğin ; sert ve tatlı içim ve yüksek kokuludur. Tütünleri bol kül ve düşük seviyede reçine ihtiva ederler.

Puroluk tütünler, sigara tütünleri gibi olmalarına rağmen, ayrıntılı ziraat şekli ve kurutma tarzı farkları purolukların bir özelliğidir. Yapraklardaki renk durumu tüm sigaralık tütünlerin dışında, açık sarı ve esmer, kahve , zeytuni yeşilimsi bir renk armonisi gösterir. Yaprak dokuları çok incedir.

Puro tütünleri genel olarak Tropik-Sup tropik, sıcak ve yağışlı iklim koşullarında yetişmektedir. Buralarda yıllık yağış metrekareye 2000-2550 mm olup nispi nem oranı en az % 70-80 dir. Sıcaklık ortalama 15-26 santigrat derece olarak saptanmıştır. Puro tütünü üretimi için özellikle , kırmızı renkteki (derin profilli, killi, kısmen kumlu, kireççe fakir, humus karakterli) asit yapıda topraklar ekim sahası olarak seçilir. Bu yüzden puro tütünlerinin en elverişli ekolojik üretim alanları Küba, Brezilya, Java, Sumatra ve Kamerun’dur.

Ülkemizde puro üretimi için yerli Puroluk yetiştirilmesi çalışmalarına 1930 ‘lu yıllarda Adana’da başlanılmıştır. Daha sonra Tekel Enstitülerinin konuyu 1950’lerde ele alarak yaptığı uzun araştırmalar sonucu, Puro tütünü üretimi için en elverişli bölgenin Pazar ve çevresi olduğu saptanmıştır. Bugün Pazar bölgesinde hala Wısconsin çeşidi puroluk tütün ziraatı yapılmaktadır. Ancak şimdi gerek tarımda, gerekse kurutulmasında yapılan bir çok eksik uygulamalar neticesinde orijininden farklı olan, içim, yanma nitelikleri dejenere olmuş bir ürün elde edilmektedir. Bu yüzden yerli purolarımız harmanlarında Pazar tütünü kullanım oranı asgari düzeye indirilmiştir.

Ülkemizde ilk yerli purolar 1935 yılında görülmektedir. 16.10.1935 senesinde Java tipi iki çeşit puro üretilmiştir. Daha sonraki yıllarda ise Marmara, Florya, Esmer, Toros, Ege, Çankaya puroları piyasaya çıkmıştır. 1977 yılında ise bu markaların yerlerine, yeni ambalaj içinde Marmara, İstanbul, Pazar ve Ankara puroları geçmiştir. Ancak unlar dış görünüş, yanma ve içim karakteri bakımından tahmin edici bulunmamıştır.

Puroların kalite ve prezantasyonu bakımından ıslahı yolunda ilk ciddi atılım 1965 yılında yapılmıştır. 1965- 1968 yılları arasında yurt dışından tecrübe sahibi uzmanlar getirtilerek ciddi çalışmalar başlatılmıştır.

Bu devrede, yeni kalıplar, yeni cihazlar temin edilmiş ve modern çalışma metotları uygulanarak, purolar dış görünüşleri itibariyle tiryakilerin önüne çıkabilecek bir duruma getirilmiştir.

Bütün bunlara rağmen, yüzde yüz yerli tütün kullanmadaki direniş sürmüş ve yerli puroluk tütünlerimizin yanma ve içim karakterindeki noksan bulunan özelliklerini önlemek mümkün olmamıştır. Nitekim bilahare dünyaca ünlü puroluk tütünlerin ithal edilerek kullanılması zorunlu hale gelmiştir.

1981 yılında Cibali Sigara işletmesinde modern puro tesisi kurulmuş ve yeni teknoloji ile üretime başlanmıştır. İthal edilen Havana ve Java tütünleri ile birlikte kullanılmak suretiyle puroluk tütünlerimizdeki noksanlıklar giderilmiş ve puroların dünya standartlarına uygun hale getirilmesi sağlanmıştır. Mevcut marka purolara ilaveten yeni üretilen, yerli ve yabancı tiryakilerin büyük beğenisini kazanan 25 adetlik tahta kutularda piyasaya arz edilen Anakara ve Corona puroları bu başarının canlı bir örneği olmuştur. Yeni teknoloji ile üretime hala devam edilen puro imalatımız 5 milyon adete ulaşmıştır. Bu da purolarımızın tüketicinin beğenisini kazandığının kanıtıdır. Günümüzde sigara gibi her yerde, her zaman içilmeyen , adeta mücevher kutularını andıran süslü ve çekici ambalajlarda parlak selofanlar arasında , markalarını kıymetli bir yüzük gibi üstlerinde taşıyan purolar eskiden olduğu gibi bugün de elit tabaka tarafından kibarlığın ve zarafetin bir sembolü olarak kabul edilmektedir.

16.2 PUROLARIN GENEL TANIMI VE FABRİKASYONU

1 - Purolar, çeşitli boy, kalınlık ve şekilde olup, bu özelliklerine adlandırılırlar. Örneğin;

Küçük yuvarlak purolara :   Sigarillos

İnce ve uzun purolara      :   Panatella

Kalın ve kısa purolar       :   Cigara

İri ve kalın purolar           :   Corona        denir. 

Puronun yakılacak ucuna “ ayak”, diğer ucuna “Baş” denir. Kapalı olursa, baş yakmadan önce kesilerek açılır. Puroların üstlerinde markaları gösteren süslü bir bant sarılmaktadır. Buda puronun yüzüğüdür. Kesin bir kural olmamasına rağmen, içmeden önce yüzüğün çıkarılması gelenek haline gelmiş bir usuldür.

2 - Purolar birbirini tamamlayan üç ayrı kısımdan oluşurlar. Bunlar (içten dışa doğru) ;

  1. Dolguluk : Parçalanmış veya iri parçalardan bölünerek kıyılmış puroluk tütün parçaları.
  2. İç sargılık : Rekonstitüe, homojenize tabak tütün
  3. Dış sargılık : (Yaldız). Java puroluk tütünlerinden teşekkül etmektedir.

Böyle bir yapı özelliklerine sahip olan purolarımız Avrupa çeşitleri gibi hafif içimli bir puro tipidir. Ülkemizde puroların üretimi yapılan Cibali fabrikasında ve 5 tipte puro üretilmektedir.

Bunlar ;

Sigarillos tipi puro (Uçsuz Marmara)

Sigarillos tipi puro (Uçlu Marmara)

Panatella tipi puro (İstanbul)

Cigar tipi puro  (Pazar)

Corona tipi puro (Ankara)

Ayrıca puronun nefasetini koruma ve olgunlaştırma özelliğine sahip ağaçtan yapılmış ahşap kutulu 25’lik Ankara purosu da üretilmekte ve tiryakilerin beğenisini kazanmış bulunmaktadır.

Puroların fabrikasyonu beş işleme adımıyla gerçekleştirilir.

  1. Dolguluk tütün hazırlama (harmanlama safhası)
  2. Makine ile (Bebek puro) üretim safhası
  3. Dış sargılığını sarılması
  4. Puronun şekillendirme, kesme ve fırınlama
  5. Kalite kontrol ve paketleme

1 - Dolguluk tütün hazırlama (harmanlama)

Dolguluk tütün , puronun % 80-85’ini oluşturur. Puro harmanında kullanılan tütünlerin % 50 ‘si “Havana Bouque”, % 50 ‘de yurdumuzun değişik bölgelerinde üretilen, genellikle puro içim özelliği taşıyan , en kaliteli tütünlerdir. Örneğin; Pazar, puro, Samsun-Maden, Düzce vb. menşeileri.

Harmanlama işinde puroluk tütünlerin renk ayrımı çok önemlidir. Üretime alınan tütün denklerinin pastalları birbirine uyan renkleri itibariyle bir araya getirilir. Bunların kırmızı renkli olan yaprakları dolguluk, kahverengi veya daha koyu kahve, açık sarımsı, yeşilimsi tonlu renkleri de dış sargılık için ayrılır. Ayrıca bu arada dış sargılık tütünlerin ebatlı, ince nesiçli ve ince damarlı olmalarına dikkat edilir.

Yerli tütünler ilk safhada, damarlarından ve saplarından ayrılarak belirli oranlarda kendi aralarında karışımı sağlanır ve imalata hazır duruma getirilirler.

Dolguluk hazırlamanın ikinci aşaması tavlamaktır. Tavlama, pulvarizatör yada daldırma sistemi ile yapılır. Verilecek tav oranı % 25-30 arasındadır. Tütünlere bu tavı kazandırmak için doğal çeşit yöntemler ve bunu gerçekleştiren araçlar mevcuttur. Bizde puro üretiminin fazla olmaması nedeniyle uygulanan yöntemler biraz basit ve ilkeldir. Örneğin; tütünler birbirinin üstüne gelmeyecek şekilde geniş çinko tavalara veya bir brandanın, polietilenin üzerine yaygın konur ve ardından pulvarizatör ile tavlanır. Sonra tavlandırılmış tütünler takta kasalara aktarılır. Üzerleri örtülür ve tavı tam manasıyla bünyelerine sindirilmeleri için 24 -26 saat bekletilir.

Daldırma sisteminde ise: Demetler yaprak uçları suya gelecek şekilde su fıçısına batırılır ve bekletilmeden çıkarılır. Sonra tütünler bir kaç kez silkelenerek yüzeylerindeki fazla suyu atması sağlanır. Akabinde hem fazla suyu atabilmeleri hem de kalan tavı tamamen absorbe edebilmeleri amacıyla demetler ızgaralı ranzalara, yaprak kuyrukları aşağıya gelecek şekilde sıralanır ve 4-5 saat bu vaziyette bırakılır. Daha sonra kasalara aktarılır, üzerleri örtülür ve yukarıda belirttiğimiz gibi bir süre dinlendirilir. Böylece dolguluk hazırlamanın ikinci aşaması da tamamlanmış olur ve üçüncü aşama olan kıyım safhasına geçilir.

En az % 25 oranında rutubetlendirilmiş olan dolguluk tütünler Scraper (=raspa) denilen yaprak parçalama makinesine verilir. Dolguluk tütünler puronun biçimine ve rengine göre küçük yada iri parçalı olur. Böylece adeta bir nevi kıyılan tütünler fazla tavlıdırlar. Bu yüzden rutubetlerinin % 13-14 ‘ e düşürülmesi amacıyla % 20-22 santigrat derece ısıda ve sıcaklığın sürekli sirküle etmesi sağlanarak 20- 24 saat fırınlanır.

Purolarda aranan müspet özelliklerinden birisi de yanma niteliğidir. Dolguluklara bunu kazandırmak için fırınlarda kuruyan parçalanmış tütünler 18-20 santigrat sıcaklıkta ve % 60-70 rutubet ortamlı bir yerde dinlendirilirler. Zaten puro üreten fabrikanın üretim salonları 21-22 santigrat sıcaklık ve en azından % 55-60 nispi rutubette klimatize edilmesi mecburidir.

Bütün bu hazırlık işlemlerinden sonra artık puro yapımına başlayabiliriz.

2 - Makine ile (Bebek Puro) üretim safhası :

Puroların imalatı, şekillendirilmesi dolayısıyla genel yapılışları iki ayrı bölümde makineler ile oluşur. Birinci bölümde makineler puronun imalatını gerçekleştirirler, ikincileri ise puroya kafa yapan makinelerdir.

Puronun yarı mamul (Bebek Puro) şekline getiren imalat makineleri klasik sigara imal makinelerine benzerlik gösterir. Ancak devirleri çok düşüktür. Dakikada 150- 300 devirdir. Makinelerin sırası ile dolgu haznesi, büyük boyutlu damar sap parçalarını ayırt eden ve dolguluğu sarma presine iten çivili merdane, iç sargı bobin takımı, sarma, yapıştırma takımları ile kesimi tamamlayan ve bebek puroların uçlarını kapatan ek bölümden oluşur.

Görülüyor ki, gerek yapılış bölümleri gerekse çalışma yönünden bu makineler sigara makinelerinin tamamen benzeridir. Ancak bazı farklar mevcuttur. Örneğin; sigaralarda dış sargılık kağıttan oluşmaktadır. Purolarda ise bebek puro yapan iç sargı folyo (tabak) tütünündendir. İç sargının sarılması sırasından homojenliği yanında dayanıklı olması, kopmaması ve sarma işlemi için de esnek kalması, yırtılmaması lazımdır.

Bunun için bobinin takıldığı silindirin çekim gücüne hafifletici etki yapması, döner silindirin devrinin kontrol altında tutulması sağlanmalıdır.

Sarma takımda kalibre aparatı mevcuttur. Kalibre aparatının özelliği, iç sargılığa enine kesilmiş bir boru şekli vermesidir. Örneğin; prese itilen dolgun belirli gramajda “U” şekli almış olan tütün, iç sargılığa sıkıştırmasından sonra daralan kalibre aparatında boru halini alır ve yapıştırma takımına girer.

Yapıştırma takımında pürüzsüz bir silindir, yapıştırıcıyı iç sargılığın bir ucuna sürer. Yapıştırıcı olarak plastik, natrasol, dexstirin kola ve bercomat kullanılır. Bu yapıştırıcılardan biri sürüldükten sonra kalibre aparatının son kısmında kolalı uç diğer uca bastırılarak yapıştırılır. Kesimi tamamlanan uzun purolar; puro yapım makinelerinin ikinci bölümünü oluşturan, yani purolara kafa yapan ve uçlarını kapatan takımlara girer.

Burada makinelerin özel gediklerinde yeterli derecede sıcaklık sağlanarak puroların uçları kapatılır. Böylece bebek purolar meydan gelmiş olur.

3 - Dış sargıların elle sarılması:

Bu puro üretiminin 3. safhasıdır. Puroların dış sargılık işlemine yaldızlık da denir. Çünkü puroların dış sargısı onun süsünü ve gösterişini oluşturur.

Bugün dış sargılık işlemi ne kadar makineleşse de kökeninde hala eller üretimin doğuşundaki gibi insan yaratıcılığı, zevki ve hüneri yatmaktadır.

Puroların dış sargı tütünleri, prensip olarak en seçkin tütün menşelerinin yüksek nevili yapraklarıdır. Hatta bu tütünler farklı tarımsal ve kurutma uygulamaları ile özel olarak yetiştirilir. En başta dış sarılık tütün olarak kullanılacak yaprakların elastikiyeti ve yanma gibi fiziksel nitelikleri çok yüksek olmalıdır. Ayrıca morfolojik özellik olarak ta orta ve yan damarların ince ve damar araları açıları çok geniş olmalıdır. Konunun başında dış sargılık yaprakların denkler içindeki yüksek nevili tütünlerden hangilerinin seçilebileceğini de açıklamış ve önemini belirtmiştik. Zira dış sargılık yaprağın, puronun rengini tayin etme özelliği olduğu gibi, diğer büyük bir özelliği de puronun ağırlığının % 10- 15 ‘ini teşkil etmesine rağmen puro içiminde bir yön verebilmesidir. İşleme , kalifiye işçiler tarafından boy, nesiç, renk gibi kalite özelliklerine göre ayırmaya tabi tutulan dış sargılık yaprakların tavlandırılmasıyla başlanır. Tavlandırmada her iki sistem de uygulanabilmektedir. Dış sargılıkların tav oranı % 20-22 olmalıdır. Ayrıca yapraklar dinlendirildikten sonra demetlenmek üzere bir tezgaha verilir. Sağ ve sol olarak seçilen yapraklar ayak pedallı bir aparatla ayrı ayrı ütülenerek düzgünleştirilip alt ve üstlerine birer tahta konup düzgünleşmesi için biraz daha baskı altında tutulur. Böylece hazırlanmış yaprak demetleri üzerlerine kalitelerini belirten işaretler konularak işleme alınacak kaplara yerleştirilir. İşaretlemenin nedeni, yapılacak puronun cinsine göre uygun yaprağı kullanabilmek içindir. Sargıcı önce tefriki yapılıp baskı altında tutulmuş demetlerin yapraklarını tezgahın üstüne dizer. Daha sonra bir sargılık alarak tezgahının özel yerine yüzü yere, tersi ve yaprağın orta damarı yüzüne dönük gelecek şekilde aşağıda gösterildiği gibi iyice gererek koyar. Bu halde çok tavlı ola yaprak işçinin önündeki mikaya yapışır. Şayet yaprak tam uygun tavda değilse sünger ile ıslatılır.

Bundan sonra işçi önüne gerdiği yaprağın ucundan bir kısımlarını çakı ile kesip atar. Üzerine incecik pirinç nişastasından hazırlanmış kolayı sürer ve önce yaprağı orta damarı boyunca keserek yaprağı iki kısma ayırır. Sonra puronun büyüklüğüne ve yaprağın durumuna göre bir yapraktan 3-4 adet dış sargılık parçalar çıkarır. Yaprağın kesimi soldan sağa doğru yapılır. Böylece yaprağın kuyruk tarafı (yani puronun yanacak ucu ve puronun sarılmaya başlanacak kısmı sarılır) dar olacaktır. Diğer sap tarafına gelecek kısmı ise geniş olacaktır.

Parçanın kesiminde önemli olan , parçanın puroyu iyice sarması ve damarların kısmen dik durması için dikdörtgen şeklinde değil de yaprağın uzun kenarına göre eğik kesilmelidir.

Parçaların boyutları ve puronun boyu arasında bağlantı vardır. Bu sebeple kesilen parçaların boyu sarılacak puronun boy itibariyle bir buçuk misli veya biraz daha az olmalıdır. Parçanın genişliği ise puronun başlangıç ve son kısımları hariç puro kutruna göre 3 tam devir yapabilmeleridir. Bu esasa göre sarılan yaprak 2-3 mm üst üste gelir.

Daima sol puroya sol yaprak ve sağ puroya sağ dış sargılık sarılır. Aksi halde damarlar üst süte çatışır ve iki kısım arasında boşluk olur. Sağ puro daima sağ el ile, sol puroda sol el ile sarılır. Böylece sol ile sarılan puronun ağza gelecek kısmı sağ elin baş ve işaret parmağı ile yapıştırılır ve sağ el ile sarılan puronun yine ağza gelecek tarafı yani ucu sol elin baş ve işaret parmaklarıyla yapıştırılır.

Sarma işi tamamlandıktan sonra purolar tezgah üzerine dizilir ve 20-40-50 lik küçük tablalara dizilirler ve 12-24 saat kadar kendilerini çekmesi ve fazla tavlarını atması için dinlendirmeye bırakılır.

Son sargısı sarılmış, dinlenen ve artık mamul hale gelmiş purolara renklerinin homojenize olması için rötuş, yani renk düzenlemesi yapılır. Bu işlem pudra ve boyama şeklinde olur. Lakin bu işlem düşük nevili ise tatbik edilmektedir.

Pudranın esası tütün tozu, organik boya ve talk pudrasından oluşmaktadır. İçine yanıcı madde de konabilir. Pudra makineyle verilir. 100- 500 adede 2 kilogram toz verilir. Bu anda puroda tav oranının % 20-25 olmasına dikkat edilmelidir. Keza pudra ile rötuşlama iyi gerçekleştirilmelidir.

Aksi takdirde elde ve dudaklarda bulaşma yapar. Son yıllarda pudraya göre daha kullanışlı olan boyalar pudranın yerini almıştır. Boyaların hem renk tonları daha fazla, hem de yanıcı etkisi daha güçlüdür.

4-Puroyu şekillendirme, kesme ve fırınlama işlemlerdir :

Pudralama veya boyaması yapılan purolar, son şekillerini almaları için yüzüksüz, şekli kalıplarına dizilirler. O anda puroların tavları zaten şekillendirmek ve kesim için uygundur. Şekil kalıplarının her çeşit puro için genişlikleri ayrı ayrıdır. Genelde yuvarlak olan purolar çeşit makinelerle köşeli şekle dönüştürülür.

Kesim, uzun purolara uygulanır. Şekil kalıplarında çift olan purolar kesilince ikiye ayrılır. Artık purolar yarı mamul halden gerçek hale geçmek üzeredir.

Böylece sargı ve presleme sonucu tiplerinin özelliğini taşıyan şeklini de alan kesilmiş purolar, 1 -3 hafta süreyle 20-25 santigrat sıcaklık ve % 50 nispi rutubet yoğunluğa göre klimatize edilmiş bir hücrede (fırında) rutubetleri % 11-12 ‘ ye düşünceye kadar bekletilir. Bu zaman içinde purolar daha da iyi olur. Bir taraftan içim nitelikleri düzgünleşir, aromaları yükselir, hoşa gitmeyen koku azalır, diğer taraftan da rutubet dengelenir.

Puronun içim niteliği puro dinlendikçe değer kazanır. Bilhassa iyi cins purolar eskidikçe içim kaliteleri yükselmektedir.

5 - Paketleme ve Kalite Kontrol :

Bu aşamada puro imalatının son aşamasını oluşturur. Fırında dinlendirilerek son olgunluklarını da kazanmış purolar artık paketlemeye hazır hale gelmişlerdir. Paketleme işi yarım ve tam paketleme olmak üzere ikiye ayrılır.

Yarı paketleme fırından alınan purolara yüzükleri takılır ve selofanlanacaklar selofanlanır. Bu işlem özel makinelerle yapılır.

Tam paketleme ise fırınlardan çıkarılan puroların tüketici eline geçecek şekli almasıdır. Çünkü fiziki bakımdan purolar dış etkilere karşı hassastır.

Bu yüzden nefasetinin korunması için titizlik gösterilmesi gerekir. Bunu temin için sedir ağacından yapılan tahta kutulardan alda karton kutulara kadar envai çeşit ambalajlar vardır. Ancak ülkemizde başlıca karton kutular kullanılmaktadır.

16.3 - PUROLARIN KALİTE NORMLARI

Purolarda kaliteyi renk, koku, yanma devamlılığı, ateş tutma, yeterli rutubet ( % 11-12), uygun kül rengi ve bütünlüğü, optimum sıkılık ile gustosunun sağlanması oluşturur.

Renk : Purolarda kaliteyi belirleyen renk, tek tonda değildir. Bu durumdan ötürü tüketicini renk tercihi eğilimi vardır. Bazıları koyu renkli, diğerleri açık renkli puroları tercih ederler. Zaten bu yüzden de purolara rötuş yapılır.

Uluslararası temel renk skalası şöyledir.

Claro                     : Parlak ve açık renk

Col-Claro              : Açık renkli

Colarado-Modurg  : Koyuca renk

Aduro                    : Koyu renk

Bu temel renk skalasının dört renginin her biri kendi arasında da 12’ye ayrılır ve böylece renk tonları açıktan koyuya doğru 48 renkten oluşan purolar meydana gelir.

Koku : Daha önce de belirttiğimiz gibi puroların dinamik karbonhidratları az, proteinleri ise yüksektir. Bu yüzden alkalik ekstremlidir. Kendilerine has olan yanık yün kokusu, purolarda istenilen bir kokudur.

Yanma devamlılığı ve ateş tutması puronun önemli kalite faktörüdür. Normal imalattan geçirilmiş bir purodan iyi ve düzgün yanması ve ateş tutması beklenir. Puronun yanma özelliği, yanma ölçme aparatında 5 santimetrelik kısmın yanma süresi olarak değerlendirilir. Ayrıca ölçümler aşağıdaki skala ile karşılaştırılarak yanma yeteneği belirlenir.

Bu skalanın normları aşağıda belirtilmiştir.

Yanma süresi (dakika)           Yanma değeri           

     25 - 30                                Çok iyi

     31 - 35                                   İyi

     36 - 40                                  Orta

     41 - 45                                  Güç

   46 ve üstü                               Kötü

Yeterli rutubet oranı içimi etkileyen önemli bir kalite normudur. Zira fazla nem, yanmayı etkilediği gibi içimi bozar ve zorlaştırır. Bu nedenle tavın korunması için purolar selofanla kaplanmıştır.

Kül rengi ve bütünlüğü : Keza puroların önemli bir kalite faktörüdür. Rengin açık gri, esmerce, esmer yada koyu esmer olmadı tercih edilir. Külün bütünlüğü çatlaksız, düzgün, sıkı ve kül sütunu puroların esas kalibresinden 1-2 mm daha küçük olmalıdır.

Optimum sıkılık : Bilindiği gibi sıkılık, yapıtın içinden geçirilen belirli bir hava akımına karşı tütün yapıtının göstereceği dirençle tanımlanır. İdeal bir puro içiminde sıkılık normal olmalı. Ne tıkız nede gevşek olmalıdır. Zira gevşek bir puro uygun içim vermez, fazla kızar, yanma olmadığı için tadı tamamen değişir. Sıkı purolarda ise yanma kötüdür, sık sık söner ve içimi bozulur. Puro çeşitlerinin sıkılık normları şöyledir.

Puronun Çeşidi               Sıkılık Derecesi         

   Ankara                          30 - 125

   İstanbul                        150 - 125

    Pazar                           50 - 125

   Marmara                        70 - 170

Puro çeşitlerimizin şekil ve boyutları

Ülkemizde üretilen puroların cinslerine göre şekil ve boyut normları şöyledir.

Puronun cinsi                  Şekil ve Boyutları (mm)              

   Ankara                          15 x 140 Yuvarlak

   İstanbul                         11 x 11 x 150 Köşeli

   Pazar                            12 x 15 x 108 Köşeli

   Marmara (sade)              9 x 10 x 104 Köşeli

   Marmara (uçlu)               9 x 10 x 105 Köşeli .

Puroların içim gustosu’nun belirlenmesi, inhilasyonsuz içimle, yani dumanın ağız boşluğuna alınıp tekrar dışarıya atımı ile olur. Puronun dumanında nikotin şiddeti çok fazladır. Ağız boşluğuna alınan duman salyada çözülerek sindirim yolu ile organizmaya girer. Purolarda tercih edilen gustoyu bazik karakterdeki duman sağlar. Doyurucu gusto, puronun uyumlu özelliğidir.

4 - PUROLARIN DEGÜSTATİF NİTELİKLERİ

Görülüyor ki purolarda kalite, yalnızca tütünün özelliğinden ibaret olmayıp yanışının intizamı ve çekiş kabiliyetine bağlıdır. Bir puronun gustosu belirgini, kokusu aromatik, yanış kabiliyeti iyi ve oldukça sert olmalıdır. Kaliteli gustonun elde edilmesi için, puronun muhakkak % 11-12 oranında neme sahip olması gerekmektedir. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi kuru olursa içimde dağınıklık, fazla nemli olası halinde ise
güç yanma ve sık sık sönmeler husule gelir. Puro normal olarak içim boyunca birkaç defa sönebilir. Söndükçe yeniden yakmak tiryakinin kaçınamayacağı bir durumdur. Alınması gereken önlem, puronun soğumasına ve fazla kül tutmasına fırsat vermemektir. Zira puro içiminde homojen, düzgün bir ateş elde etmek başarının en büyük sırrıdır. Bunun için de puro içen kişi önce ateşi puronun ucunda gezdirip ısıttıktan sonra yakmalıdır. Puro yakılırken ateşi normal mesafeye yaklaştırarak çepeçevre yakmalıdır. Yavaş yavaş ve koku yapmadan yanması için az ateşli, gazlı çakmak veya özel ağaçtan yapılmış kibrit kullanılmalıdır. Sülfürlü kibrit kullanılması halinde birkaç saniye geçmeden ateş puroya yaklaştırılmamalıdır.

Yakmadan önce, puroyu iki parmak arasında hafifçe sıkıp içinden gelen ve yaprak çıtırtısını andıran sesi dinlemek daha sonra burnuna yaklaştırıp keskin ve saf tütün kokusunu koklamak tiryakisi için ayrı bir zevktir.

Zevke bağlı olmakla birlikte kahvaltından sonra hafif, öğle yemeğinden sonra sertçe ve akşam yemeğinden sonra ise sert puro içmek geleneksel bir içim tarzıdır.

Puroların degüstasyonla saptanan nitelik dereceleri 10 puan üzerinden değerlendirilir. En düşük kalite ise 1 puan alır.