TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ

SİGARALARIN HAMMADDESİ TÜTÜNLERİN NİTELİKLERİ

SİGARALARIN HAMMADDESİ TÜTÜNLERİN NİTELİKLERİ

1990 yılında Dünyada 6.936.744 ton tütün üretilmiştir. Bu miktarlardan 4.564.500 tonu kadarı sigara yapılıp tüketilmiştir. Bundan birkaç yıl önce yapılan bir araştırmada günümüzde, saatimizin her saniyesinde dünyadaki kül tablalarına 120.000 sigara izmaritinin düştüğünü saptamıştır. Bu oldukça büyük bir rakamdır. Aynı zamanda araştırma bulguları, tütünlerin kullanım şekilleri içinde sigara olarak kullanımın en yaygın olduğunu da göstermiştir. Filtreli bir sigaranın ağırlığının % 90 'ı tütündür. Öyle ise kaliteli sigara üretmenin birinci şartı, bu hammaddenin üstün nitelikli tütünlerden olmasıdır. Dolayısıyla kaliteli sigara üretebilmenin koşullarını şöyle bir sıralama ile sayabiliriz.

  1. Kaliteli tütün hammaddesi
  2. Gelişmiş teknoloji uygulama
  3. Kaliteli yan malzemeler kullanma
  4. Yüksek performanslı makine seçimi ile uygun fabrika dizaynı

Şimdi sigaraların ana maddesi tütünün özellikleri hakkında kısaca bilgi vererek özel harmancılıktaki bilgi birikimimize bir köprü atacağız.

Böylece de bir taraftan sigaraların kalitesinden bahsederken özetler halinde tütünün tüketim özelliği ile endüstriyel değerini sağlayan çeşitli niteliklerin bileşkesi olan tütün yaprağının kalitesinin oluşturduğunu bir kez daha vurgulamış olacağız.

Bu özelliklerin geniş kapsamlı açılamalarını hep yapmaktayız. Şimdi ise bunları sigara üretimi ve tüketimi açısından değerlendireceğiz ve değerlendirmeye öncelikle fiziksel özelliklerin yorumu ile başlayacağız.

2.1. TÜTÜN TİPLERİNİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Neden bu özelliği başa getiriyoruz. Çünkü tütünün fiziksel özelliklerinin fabrikasyonun tüm teknolojik işlemlerinde önemi çok büyüktür. Zira bu özelliklere göre fabrikasyonda uygulanacak teknolojik işlemelerin yönü belirlenir. Örneğin; sigara üretiminin ilk aşamasını teşkil eden tütünün ısıtılıp tavlandırılması, tütünün fiziksel özellikleriyle sıkı sıkıya bağlıdır ve uygulamalarda en fazla önemli olan bir husustur. Tütün fabrikasyonunda sigara imalatında tütünün fiziksel özelliklerinden çok yararlanılır. Zira bir taraftan sigaraların kalitesi diğer taraftan da fabrika randımanının olumlu bir çizgi çizmesi fiziksel özellikler dışında mütalaa edilemez.

Tütünün sigara fabrikasyonu yönünden bazı önemli özelliklerinin tanımım şöyle bir sırada inceleyeceğiz.

  1. Tütün yaprağının kalınlığı
  2. Tütün yaprağının mutlak ağırlığı
  3. Tütün yaprağının hacim ağırlığı
  4. Yaprağın elastikiyeti
  5. Tütünün su tutabilme özelliği (higroskopisitesi)

2.1.1. TÜTÜN YAPRAĞININ KALINLIĞI

Bir tütün yaprağının kalınlığını oluşturan öğeler:

İlk olarak aralarında farklı boşluklar bulunan hücrelerin iç yapısı, kimyasal bileşikler içeriği ve damarlılık oranıdır. Yaprak kalınlığın fabrikasyonu olumsuz etkileyen bir özelliktir. Bilhassa tütünün ana ve yan damarlarında fazla selüloz, hemiselüloz ve lignin maddeleri birikmesi nedeniyle kimyasal denge olumsuz yöne itilir ve böylece içim özelliklerini kötü yünde etkiler. Dolayısıyla damarlar, sigara yapımında kıyılmış tütünlerde pürüzlü kalıntıların oranını arttırır. Genelde Türk tipi tütünlerde, Doğu ve Güneydoğu menşeyleri haricinde yaprak ana damarının oranı her ne kadar en fazla % 22 dolayında olmasına rağmen yine de küçümsenmemesi gereken bir husustur.

Tütün yaprağının kalın oluşu, bitkinin yetişme sırasında beslenmesine ve büyük ölçüde de hasat sonrası uygulanan teknolojik tretmanlara ve tabi tutulacak proseslere bağlıdır. Örneğin; bilindiği gibi tütünlerin olgunlaşması döneminden sonra kurutulma, fermantasyon yada fermantasyon sonrası dönemlerinde yaprak yapısında derin değişmeler meydan gelir ve yaprakların kalınlığında bir iniş, düşüş olur.

Diğer taraftan yaprak kalınlığı tütünlerin çeşidine ve bitki gövdesi üzerindeki el durumlarıyla da yakından ilişkilidir. Özellikle ana ellerin yaprakları daha kalın olmaktadır. Bu oran, yaprak ayasının değişik noktalarında da aynı değildir. Yaprak kalınlığı, tabandan uç kısma doğru artar. Ana damar ise yaprağın tabanında en kalın, uç noktasında ise en incedir.

Konumuzun başında yaprak kalınlığının damarlılık durumuyla ilgili ve bağlı olduğu üzerine dikkatinizi çekmiştir. O halde fabrikasyon açısından yapraklarda damarlılık durumu ne kadar fazla ise tütün kalitesi düşük olacaktır. Bu bilhassa yan damarları da kalın olan tütünler için çok bariz bir kalite ölçüsüdür. Bu durumda kalın yaprak damarları olan tütünler her zaman kötü kaliteyi temsil etmemektedir.

Uzunlukları 30 cm'in üzerinde olan iri kıtalı tütünlerin ana damar kalınlığı 2000 mikronun üzerindedir. Zaten bu yüzden de tüt,n mamullerinin, özellikle sigara, puro, pipo tütünü ve benzerleri üretiminde orta ve yan damarlar Threshing dediğimiz bir işlemle alınır. Tütün strips yani soyundurulmuş, parçalanmış ve damarlarından arıtılmış hale getirilir. Tütün yaprağının kalınlık ölçüsü mikrondur. Yaprak kalınlığı normal tavda iken ( % 14 - 16 ) mikrometre ile ölçülür. Mikrometre ile yaprak ayasının her iki taraftan doku üzerine duyar yaylı uçlarla, fazla baskı yapmadan kalınlığı ölçülür. Yanılma payı % 14 -16 nem durumunda 1 mikrondur.

2.1.2. TÜTÜN YAPRAĞININ MUTLAK (ÖZGÜL) AĞIRLIĞI

Tütün yaprağının özgül ağırlığı bitkinin vejetasyon süresince bir birim ( 1 cm2) alanda belirli miktarda (gr) ağırlıkta biriken maddelerin toplam ağırlığı (1 cm2/ gr ) olarak ölçülür. Böylece mutlak ağırlık, yaprağın madde içeriğini simgelemektedir. Özellikle fazla kimyasal maddeler içeren tütün yapraklarının mutlak ağırlığı daha yüksektir. Tütün yaprağının mutlak ağırlığı ile kalitesi arasında fabrikasyon açısından ters bir ilişki olduğu görülmektedir. Tütünlerin özgül ağırlıkları başlıca 1350-1700 cm2/gr arasında değişmektedir.

Tütünler özgül ağırlıklarına göre muhteviyatı 'çok dolgun,zengin' ve muhteviyatı 'dolgun olmayan, boş' olarak değerlendirilir. Değerlendirme sınıfları içinde muhteviyatlı tütünler kimyasal yapısı ve madde içerik oranları açısından pozitif sınırlar içinde olmalıdır. Bu tütünlerin mutlak ağırlıkları da oldukça yüksektir.

Diğer taraftan boş tütünler bir birim alanda daha az madde ihtiva içerirler ve mutlak ağırlıkları azdır. Fakat fabrikasyonda kalınlıkları aynı mutlak ağırlıkları ise daha az olan tütün yaprakları tercih edilir. Çünkü böyle tütünlerin sigara randımanı daha yüksektir.

Aynı çeşit tütünün ellere göre mutlak ağırlığı farklıdır. Mutlak ağırlık uç ellere doğru gittikçe artmakta ve uç ellerde en fazla olmaktadır.

2.1.3 TÜTÜNÜN HACİM AĞIRLIĞI

Tütün yaprağının belirli bir hacim içine toplanması veya yerleştirilmesi onun hacim ağırlığını belirler ve gr/cm3 olarak ifade edilir. Hacim ağırlığı tütünde tüm fiziksel özelliklerin önemi açısından birinci yeri işgal etmektedir. Çünkü fabrikasyonda sigaralardan gramajını özellikle sigara randımanını olumlu yönde direk olarak etkileyen unsurdur. Ülkemiz tütünleri hacimsel ağırlığı 550-1100 gr/cm3 arasındadır.

Hacimsel ağırlık yaprağın anatomik ve maddesel yapısından oluşur. Bu yüzden büyük hücreli ve geniş boşluklu tütünlerin hacimsel ağırlıkları daha azdır.

Tütün yaprağının mutlak ağırlığı gibi hacim ağırlığı da tütünlerde vejetasyon döneminde ve hasat sonrası uygulanan teknolojik işlemlerden etkilenmektedir. Bunlar tütün yaprağının az veya çok hacim ağırlıklı olmasını belirler. Örneğin, tütünlerin hacim ağırlığı sulanıp sulanmadıklarına, ekolojik koşulların seyrine, tütünlerin tipine, ellere vb. etkenlere bağlıdır. Eller yükseldikçe yaprakların hacim ağırlığı da artmaktadır. Muhteviyatlı ve kaliteli tütünlerin hacim ağırlığı da daha fazladır.

Fakat tekrar söylemeliyiz ki sigara fabrikasyonunda hacim ağırlıkları az olan tütünler aranmaktadır. Zira bu tütünler randımanı arttırır. Çünkü hacim ağırlığı az olan tütünlerin sigaralara sıkılık kazandırma özellikleri daha az ve aynı zamanda da doldurma nitelikleri fazladır. Zaten sigara imalatında son zamanda çağdaş teknolojiyle getirilen yeni bir yöntemle tütünleri şişirmek suretiyle, hacim ağırlıklarının düşürülmesi amaçlanmaktadır. Böylece de tütünlerin sıkılıkları azalır ve doldurma nitelikleri artar. Başarılı bir mamul fabrikasyonu için tütünün bu özelliği her zaman dikkate alınması gerekir.

2.1.4. TÜTÜN YAPRAĞININ ELASTİKİYETİ

Tütün yaprağının elastikiyeti, yaprağın muhtelif teknolojik işlemler sırasında gösterdiği direnç özelliğidir ve % olarak ifade edilir. Fabrikasyon açısından tütünün elastikiyeti ham maddenin önemli bir fiziksel özelliğini oluşturur. Anımsanacağı gibi tütün yaprakları, kıyım makinelerinin önünde, tütün cürufu oluşacak şekilde belirli basınçta preslenir sonrada bıçak darbesiyle istenilen genişlikte kıyılır. Bu işlem sonucu saçak durumuna gelmiş tütünler kolayca dağılırlar. Nitekim tütünün bu gibi dağılma, açılma ve yayılma özelliğine elastikiyeti denir.

Fabrikasyonda elastikiyeti iyi olan tütünler muteberdir. Çünkü böyle nitelikli tütünlerden istenilen ölçüde ve kalitede kıyım sağlamak mümkün olduğu gibi, kıyım sırasında meydana gelen kayıpların miktarı da az olur. Özel harmancılık konusunda edindiğimiz bilgilerden de hatırlayacağımız gibi elastikiyet, tütün yaprağının mukavemet derecesi ile birlikte düşünülmelidir. Ancak elastikiyet, yaprağın gerdirilmesi esnasında gösterdiği direnç olarak tanımlanırken, yaprağın kuvveti, mukavemeti ise yapay enerjiye karşı koyma gücüdür. Tütün yaprağının kinetik mukavemet gücü gram ve santimetre olarak (gr/cm) olarak ifade edilir.

Tütün yaprağının elastikiyetini içerik açısından etkileyen faktörleri şöyle açıklayabiliriz. Elastikiyetin artmasını özellikle koloidal maddeler çok olumlu etkiler. Bu sırada muhteviyatlı, yani dolgun kaliteli ve bilhassa fazla reçine içeren tütünlerin elastikiyetlerinin yüksek olduğunu belirtmek gerekir. Aynı zamanda, tütün yaprağının elastikiyeti yaprak ayası yüzeyindeki damarların diz pozisyonuna ve kabarcıklık, dokunun kıvrımlılık durumuna da bağlıdır. Kıvrımlılık özelliği sigara randımanını arttırdığı gibi yaprağın elastikiyetine de pozitif yönde etkiler.

Fabrikasyondaki uygulamalarda tütün yaprağının elastikiyetinin arttırılması için sigara imalatçısına en büyük yardım yaprağın nem oranı olacaktır. Çünkü gerek kıyımda, gerekse sigara oluşumunda, bu özellikten azami derecede faydalanabilmek mümkündür. O yüzden gerek kıyım öncesi, gerekse kıyım anında tütünün mutlak nemine çok dikkat edilir. Mutlak nem arttıkça elastikiyet te yükselme eylemi gösterir.

Pratikte bu ilişki elastikiyet katsayısı ile belirlenir ve elastikiyet % oranı ile ifade edilir.

Elastikiyet katsayısını uygulamalarda her zaman 1 'e yaklaştırmaya çalışılmalıdır. Çünkü bu yakınlık tütün elastikiyetinin iyileştiğinin göstergesidir.

2.1.5. TÜTÜNÜN HİGROSKOPİSİTESİ (SU TUTMA KABİLİYETİ)

Tütün higroskopik bir maddedir. Belirli koşullarda havadan bünyesine ne alma ve bu nemi belirli bir süre bünyesinde tutabilme özelliği taşır. Bu özelliğin tütünün teknolojisinde, yani fermantasyon, bakım, yaprak tefriki ve mamul hazırlamada önemi çok büyüktür. Çünkü bu fiziksel özellik tütünün rutubeti ile en yakından ilgilidir. Öyle ki tütünlerde higroskopisitenin yüksek oluşu kadar, düşük higroskopisitede oluşu da yani kuruluk ta teknolojide aynı derecede sakıncalıdır. Higroskopisite özelliği makinelerin normal çalışmalarını, bilhassa ürününü kalitesini doğrudan doğruya etkileyen bir unsurdur. Bu yüzden mamul üretiminde hammadde tütünün higroskopisitesi her zaman dikkate alınmalıdır. Teknolojik açıdan çalışmalar tütünün higroskopisite özelliği ile rutubet arsında bir denge sağlamaya yöneliktir. Çünkü başka bir deyimle tütünün higroskopisitesi bir taraftan su alma gücü, diğer taraftan da su tutabilme kabiliyeti olarak adlandırılır. İşte arada bu dengenin sağlanması çok önemlidir.

Denge nedir ?

Bilindiği gibi havanın bir birim alanında bulunan su buharı yaprak yüzeyindeki bir birim alandaki su buharına basınç yapar. Eğer bu basınç tütünün hava basıncından daha yüksek ise tütün havanda nem alır. Aksi takdirde nem verir. Bu alıç veriş olayında daha sonra tütün denge nemine gelir ve bu denge neminin miktarı tütünün higroskopisitesini belirlemektedir.

Tütünün higroskopisitesi üzerinde etki yapan faktörleri şöyle sıralayabiliriz.

Tütün yaprağının higroskopisite özelliği önce bünye ve kimyasal yapısına bağlı olmakla başlıca yaprağın koloidal miktarından etkilenmektedir.

İkinci olarak tütünün çeşit ve el faktörüne bağlıdır. Tütün yaprağının higroskopisitesi dipten uç ellere doğru artar. Yani dip ellerde en az , uç altı yapraklarda ise en fazladır. Bu nedenle sigara fabrikasyonunun ön işlemlerinde termo vakum ve ön tavlama sırasında tütünlerin çeşitlerine ve ellerine göre higroskopisite özelliklerine dikkat edilmesi gerekir.

Üçüncü faktör, tütünlerin fermantasyon geçirip geçirmediği, natürelleşme süreci vb. proseslerin seyridir. Örneğin, natürelleşme süresini bir hayli aşmış stok tütünlerin higroskopisite özellikleri yok olmaktadır.

2.2. TÜTÜN YAPRAĞININ GÖRSEL (ORGANOLEPTİK) NİTELİKLERİNİN

SİGARA FABRİKASYONUNDA ÖNEMİ

Tütün yaprağının görsel özelliklerini aynı zamanda hammaddenin fiziksel özelliklerinin bir uzantısı olarak ta kabul etmek mümkündür. Sigara fabrikasyonunda, dolaysıyla mamul üretiminde tütünlerin organoleptik özellikleri bir taraftan tütünün teknolojik kalitesini belirlemek, diğer taraftan teknolojik uygulamaların tayini için hala kullanılan önemli, sübjektif bir kıstastır. Bu özelliklerin bilinmesi sigara hammaddesi tütünün tam olarak değerlendirilmesi ve teknolojik uygulamalarla mamulün kalitesini arttırma yönünde yapacağı katkılarda faydalanma açısından da önemlidir. Çünkü görsel özelliklerin, tütünün kimyasal içeriğiyle yakın bir bağ mevcuttur.

Tütün hammaddesinin görsel nitelikleri sigara fabrikasyonu yönünden değerlendirme de başlıca 3 özelliğe büyük ölçüde önem verilir. Bunlar ;

  1. Tütünün rengi
  2. Tütün yaprağının doku niteliği
  3. Tütünün koku derecesidir.

2.2.1. TÜTÜN YAPRAĞININ RENGİ

Önce hemen tütün renginin, sigara hammaddesinin en önemli kalite niteliği olduğunu vurgulayalım. Tabii renk konumu tütün mamul imalatında çok geniş bir kavramı kapsar. Fakat açık renkli, tam belirgin, homojen renk ve parlaklık yansıtan renkler yüksek kaliteli hammaddenin ölçüm kıstasıdır. Böyle nitelikli tütünlerin fabrikasyonda kullanım sahaları da oldukça fazladır.

Genellikle mamulün çeşidine göre hammaddeyi oluşturan tütünlerin özgü renkte olmaları kaliteli olarak kabul edilir. Tütünler kendisine özgü renkten en kadar uzaklaşmışsa o kadar kalitesini kötüleştirmiş anlamına gelmektedir. Buradan da çıkarılacak netice tütün fabrikasyonunda uygulanan yöntemlerin tütünlerin homojen, belirgin ve parlak kalmaları doğrultusunda olmalıdır. Tabii bunu etkileyen faktörlerin başında da belirttiğimiz gibi başlıca ısı ve rutubet etkenleri gelir. Yinede hammaddenin renk konusu özelliğinin tütünün vejetasyon koşullarına, genelde çeşit özelliğine ve bunun yanı sıra tütün yapraklarının el durumuyla yakından bağlı olduğunu söylemeliyiz.

Örneğin; Virginia tütün tipleri açık sarı ve altın sarısı, Kentaky ve Burley 'ler koyu kahve, Türk tipi orijinler ise limonumsu sarı, turuncu ve açık kırmızı, kırmızı renklerde olurlar. Bu arada hemen belirtmemiz gereken bir husus tütün fabrikasyonunda yeşil ve soluk renkte olan tütünlerin kesinlikle itibar görmemektedir. Zira yeşil ve soluk yapraklardan oluşturulmuş hammaddeli sigaranın degüstatif özelliği çok kötüdür. Zaten fabrikasyonda bu renkler tütünlerin olgunlaşmadan veya geçiştirilerek kırılmış olmalarını ve hasattan sonra uygulanan teknolojik işlemlerin çok düşük düzeyde yürütüldüğü yansıtır. Böylece de soluk ve yeşil renkler düşük kaliteli tütün hammaddesine ait niteliktedir.

Nitekim sonuç olarak hammaddenin renk açısından renk tonlarını da bir skalaya göre değerlendirerek kalite özelliğini şöyle sınıflandırabiliriz.

Her şeyden evvel ürünün hammaddesi tütünleri açık renkli, tam belirgin ve renkleri dayanıklı, yani uzun ömürlü, kolayca rengi değişmeyen nitelikte olmalıdır. Buna göre fabrikasyonda renkler şöyle sınıflandırılır.

  1. Sarı, açık sarı, limon, soluk sarı
  2. Turuncu, çok kırmızı, kırmızı, koyu kırmızı
  3. Tatlı yeşil, yeşilce ve koyu yeşil

Renk parlaklığına göre ise; çok parlak, parlak, az parlak ve parlaklığı olmayan yapraklar.

2.2.2. TÜTÜNÜN YAPRAK DOKUSU

Fabrikasyonda hammaddeyi oluşturan tütünlerin yaprak dokusu sigara randımanı açısından önemlidir. Başka bir deyimle tütün yaprağının dokusu, hammaddenin sigara verimini belirleyen ağırlıklı bir unsurdur. Bundan önceki başlıkların yorumunda da çeşitli vesilelerle belirttiğimiz gibi tütünün yaprak dokusu niteliği her ne kadar fabrikasyonda hammaddenin pek çok pozitif niteliklerin bir toplamını aksettirse de dokunun ince ve kalın oluşu randıman açısından en etkili olduğunu söyleyebiliriz. Fabrikasyonda bu, her zaman açık seçil görülmekte ve kanıtlanmaktadır. Örneğin, diğer pozitif nitelikler bir yana Agonya ve İzmir menşeyleri fabrikasyonda dokuları itibariyle değerlendirilmelerinde

Agonya tütünlerinin yaprak dokusu ince olduğundan randımanı % 100 arttırır, İzmir tütünlerinin ise % 20 azalttığı görülmektedir.

Nitekim hammadde tütün değerlendirmesi sırasında yaprak dokusu niteliği belirli bir derecelendirmeye tabi tutulur. Bu nitelik tütünün neviyat tefrikinde de önemli bir kıstas olarak kullanılır.

Fabrikasyonda tütün yaprağının doku niteliği görsel değerlendirmeye göre birinci olarak ince, ikinci olarak kaba doku olarak derecelendirilir.

Çok ince doku niteliğinin daha sonraki basamakları ince, orta ince değerleri arasında değişen doku yapısı, tütünün herediter özelliğidir. İnce doku aynı zamanda hem zengin içerikli ve hem de kokulu olabilir. Böylece nitelikli tütünlere ince fakat dolgun, yani dolgun dokulu tütünler deyimi kullanılır. Fabrikasyonda bunlar her zaman tercihtedir.

Dokusu kaba olan tütün yaprakları genelde muhteviyatsız, boş ve yabani vasıflıdır ve tek sözle fabrikasyon yönünden pek çok pozitif özelliklerden yoksundurlar.

Böylece özet olarak tütün yaprağının doku yapısı niteliğinin fabrikasyon hammaddesinin görsel niteliklerini birbiriyle bağdaştıran bir özellik olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bunların içinde sigara randımanı açısından doku niteliğinin ağırlıkta olduğunu tekrar vurgulamalıyız.

2.2.3. TÜTÜN YAPRAĞININ GÖRSEL VE İÇİM KOKUSU NİTELİĞİ

Tütünlerin bulundukları yerlerde daima bir tütün kokusu vardır. Bu tütüne özgü, karakteristik bir kokudur. Koku, tütünün bünyesinde bulunan kokulu maddelerden, genelde reçineler ve buharlaşabilen eteri yağlardan kaynaklanmaktadır. Bununla beraber bazı karbonhidratların oksidasyonu olayları sırasında da çeşitli kokuların meydana geldiği müşahede edilmektedir.

Her tütün tipi kendisine mahsus olan koku özelliğini en iyi şekilde, yetiştikleri ortamın şartları dahilinde geliştirir. Bundan sonra nitelikleri dolayısıyla koku maddeleri, fermantasyonun stabil hale gelmesi, tütünlerin tam zamanında olgun hasat edilmesi, doldurma, kurutma, bilhassa fermantasyon, bakım ve koruma dönemlerinde gerekli özenin gösterilmesi ile olanak kazanmaktadır.

Şimdi koku niteliğinin bu genel tanımından sonra tütünlerin yaprak ve fabrikasyondan önceki kıyılmış hammadde halindeki kokuları ile sigaraların içim kokularını birbirinden ayırt etmek gerekir. Çünkü koku niteliği gerek etkinlik dereceleri gerekse mahiyeti bakımından farklıdır.

Bu yüzden tütünlerin yaprak veya kıyılmış halde koklanmalarından duyulan kokuya gözlenen koku denir. Diğeri ise içim kokusu olarak değerlendirilir. İçim kokusunun yorumunu daha sonraki açıklamalarımızda yapacağız.

Koku, duyunun genellikle koku alma organı olan burunun üst tarafında bulunan bir kalburumsu safihanın ince deliklerinden gelen ve takriben 0.5 cm2 kadar ufak bir sahada toplamış bulunan sinir lifleri tarafından alınır. Burunun bu kısmına koku alma bölgesi denir. Koku organının çalışması ve kokunun duyulması, algılanması için kokunun gaz halinde olması gerekir.

Tütün tipi ve çeşitlerinin organoleptik koku niteliği, karakteristiklerine göre başlıca hoş olan veya iyi kokular ve hoş olmayan veya nahoş, fena kokular diye ikiye ayrılır. Bundan başka hoşa gitmek veya hoşa gitmemek gibi belirli etkiler yapmayan görsel karakteristik özelliği olmayan tütünlere de nötr kokulu tütünler denir.

Hoş ve çok belirgin kokular, yüksek kaliteli tütünleri simgeleyen bir niteliktir. Türk tipi tütünlerde, bu tip tütün hammaddesinden üretilen sigaralar için bu koku birinci derecede önemlidir. Fabrikasyonda tütünün organoleptik koku niteliği değerlendirilirken aşağıdaki derecelere göre yapılır.

  1. Çok kokulu
  2. Orta kokulu
  3. Az kokulu
  4. Nötr kokulu, yani belirtisi çok az.

Gördüğümüz gibi yukarıdaki tüm koku dereceleri beğenilen kokulardır. Fakat ifade buyurduğumuz itibariyle bazen tütünlerin görsel koku nitelikleri hoş olmayabilmektedir. Bu tür arzu edilmeyen kokular daha ziyade bakım ve fermantasyon sırasında cereyan eden istenilmeyen olaylardan kaynaklanmaktadır. Genelde bu kokular nem, küf , ekşilik gibi tütün kokusunun haricindeki diğer kokulardır.

Tütünün görsel koku niteliğinden fabrikasyonda başlıca harman oluşturmada yararlanılır. Çünkü kokuları yüksek derecelerde olan tütün tipleri diğer düşük dereceli tütünleri kokulandırmak, ıslah edilmeleri için kullanılır. Bu gibi tütünlere de kupaj 'lık tütünler denir.

2.3. MAMUL TÜTÜNLERİN DEGÜSTATİF NİTELİKLERİ

Tütün mamul yapıtları için üretilir. Bu mamullerin kullanım şekilleri içinde en büyük payı tütün yaprağı yakılarak hasıl olan dumanın içimidir.

Tütün dumanını, tüketiciye ruhsal rahatlık ve ayrıca keyif sağladığını daha öncede belirtmiştik. Yani burada tütün yaprağı dumanının tütün içicisi üzerinde bir etkinlik sağladığı söz konusudur. Bu etkiler içicinin duyu organları üzerinde çok komplikedir. Bazen tütün içicisi dumandan hoşlanır, bazen de hoşa gitmeyen duyular oluşur. Bunlar tütün dumanının tüketicinin duyu organları, sinir sistemi vasıtasıyla algıladığı ve degüstatif niteliği belirleyen etkiler neticesidir. Mamul üretiminde amacın her zaman tüketicilerin içim zevkleri arasında sıkı bir ilişki sağlamak olduğundan elbette bir teknoloji mühendisinin tütün dumanın degüstatif niteliklerini tanımak zorunluluğu vardır.

Tütünün degüstatif niteliklerini ilk defa aşağıda olduğu gibi A. A. Şumuk belirlemiştir.

  1. Tütünün fizyolojik etkinlik gücü ki, bu genelde alkoloidlerin kendilerine spesifik parçalanması neticesinde, tütün tüketicisinin sinir sistemi üzerinde oluşturdukları sertlik derecesidir. Örneğin, fizyolojik etki nikotinden vb. alkoloidlerden kaynaklanan bir olaydır.
  2. Tütünün tatlılık derecesi : Tütün dumanın içimi sırasında tat alma organlarının vb. tarafından algılanan tat duyusudur. Tatlılık derecesi genelde amonyak, buharlaşabilen karbonhidrat asitleri, reçine asitleri ve serbest bazlar belirler.
  3. Tütünün acılığı : Bu nitelik tat oluşumunu etkileyen faktörlerin büyük bir çoğunluğuna bağlıdır. Acılık başlıca ağız boşluğunda, mukozada protein ve azotlu maddelerden hasıl olur.
  4. Tütünün tırmalayıcı derecesi : Bu duyu tütün dumanının boğazda hissedilen tırmalama olayıdır. Asitli ve alkali ürünlerin yanması sırasında oluşturdukları kimyasal bileşiklerin etkisidir.
  5. Tütün dumanının duyu organlarını büzüştürme derecesi : Bunu da dumanın ağız ve dilin epitel dokuları üzerinde meydana getirdiği bir gerilim, büzüştürme olayı gibi tanımlayabiliriz.
  6. Tütün dumanının aromatik niteliği : Koku alma organlarının yaprak tütünün yanması esnasında, yani içimi sırasında dumandan algıladığı aroma derecesidir. Dumanın aroma niteliği, reçine ve kompenentleri olan polifenol ve eteri yağlardan esinlenerek ortaya çıkar.
  7. Dumanın kofluk niteliği : Tütün içicisinin dumanda hissettiği tat ve aroma armonisi oluşumunun var olmasını duyamadığı bir niteliktir.
  8. Tat boşluğu : Bu tokluk açısından yoksun ve armonisi olmayan tat niteliğidir.

Yukarıdaki kriterlerin yorumlanmasında görüyoruz ki degüstatif nitelikler, genelde tütün yaprağında bulunan çeşitli kimyasal maddelerin piroliz esnasında dönüşümleri ve yeni ürünlerin oluşumu ile sıkı sıkıya bağlı olmakta ve bu nitelikler de farklı derecelerde belirgin olmaktadır. Yine de bu maddeleri degüstatif nitelikleri belirleme açısından bir özetleme sırasına tabi tutarsak, fizyolojik gücün alkoloidlerden, tadın karbonhidrat, protein ve azotlu maddelerden, aromanın ise reçine, polifenoller ve eteri yağlardan esinlenerek meydana geldiğini söylemek mümkün olmaktadır. Tabii bu kimyasal maddeler ve ürünleri, dumanda ne kadar bir uyum ve armoni halinde ise duman o kadar doyurucu ve keyif verici nitelikte olacaktır.

Bugün tütünün degüstatif nitelikleri başka yazarlar tarafından farklı kriter ileri sürülerek değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Fakat bakıldığında onların derecelendirme esaslarının temelinde de Şumuk'un belirlediği kriterler bulunmaktadır. Bu arada elbette tütünün degüstatif niteliklerini belirlemede tütünün yanma şiddetine de önem vermek gerekecektir. Zira esas kriterlerin etkinlik dereceleri, ancak tütünün yanma özelliğinin iyi olması durumunda istenen şekilde ortaya çıkabilecektir. Hatta degüstatif nitelikler değerlendirilirken tütünün yanma şiddetini olumlu veya olumsuz yönde etkileyen tütünün tavı, sigara kağıdı, filtre vb. diğer faktörlerde önemsenmelidir.

Günümüzde tütün hammaddesinin yanmasından sonra oluşturduğu degüstatif nitelikler şöyle mütalâa edilmektedir.

  1. Fizyolojik etkinlik gücü (sertlik)
  2. Tütün dumanının tadı
  3. Tütün dumanının aroması
  4. Tütünün yanma niteliği

Bizde mamul üretimi hammaddenin pratik olarak kullanım alanlarını belirlemek amacıyla bu dört degüstatif niteliği daha kapsamlı bir şekilde ele alacağız.

2.3.1. HAMMADDE TÜTÜNÜN FİZYOLOJİK ETKİ GÜCÜ (SERTLİK)

Tütünün fizyolojik etkisi öncelikle tütün içicisinin bünyesi için nikotin ihtiyacını gidermesi ve doyurulmasıyla gerilen sinirlerin yatıştırılması ve kısmen uyuşturulması, keyif vermesi vb. etkiler biçiminde kabul edilmektedir tütün dumanının insan vücudu üzerinde meydana getirdiği kendisine özgü fizyolojik ve narkotik etkiler genelde tütünün fizyolojik etkinlik gücü veya içicilerin kullandığı deyimle sertlik olarak nitelendirilir.

Zaten insanlar bu fizyolojik etki faktörünün getirdiği keyif verici kompleks duyumlar nedeniyle tütüne alışmakta ve bu alışkanlık pek çok kimselerde tutku ve tiryakilik derecesi boyutuna ulaşmaktadır.

Tütün dumanının sertlik niteliği daha önce de belirttiğimiz gibi tütünde bulunan başlıca nikotin ve diğer alkoloidlere bağlıdır. Böylece bir taraftan tütünde bulunan nikotin miktarı ve diğer taraftan da reçinelerin yanması sırasında meydana gelen çeşitli bileşiklerin miktarı ne kadar fazla ise tütün dumanının sertlik derecesi de o kadar fazla olmaktadır. Örneğin, nikotin miktarı % 2'ye yükseldiği takdirde tütün dumanı içicisinin boğaz kısmından geçmesi ve nefes borularına girmesinin önlenmesi esnasında bir adale kasılması gözlenmektedir. Buda fizyolojik gücün sert olduğunu göstermektedir ayrıca nikotin miktarının % 2.5-3-3.5 ve daha fazla yükselmesi hallerinde tütün dumanı, boğaz kısmında azar azar kuvvetlenen spazmlar yapmakla beraber, öksürücü, kesintili ağrı yapıcı, mide bulandırıcı, boğucu, baş döndürücü ve hatta bayılamaya kadar giden etkiler meydan getirmektedir.

Tütün hammaddesinin sertlik derecesi, nikotinin bağlı bulunduğu forma da bağlıdır. Örneğin; dumanın asitli ekstremde olduğu hallerde nikotin tuzlarla bağlanır. Böylece dumanın sertliği de daha az olur. Tam tersi olarak duman alkali ekstremde ise nikotinin büyük bir kısmı serbest formda olduğu için dumanın sertliği de daha fazla olmaktadır.

Tütün fabrikasyonunda hammaddenin sertlik yani fizyolojik etki gücünü bilmek ve doğru bir şekilde değerlendirmek çok önemlidir. Çünkü buna dayanılarak zevklere göre mamul üretimi yapabilmek için nikotin miktarını azaltıcı, yani fizyolojik etkinlik gücünü kısıcı uygun teknolojik yöntemler uygulanır.

Tütünün mamullerinde degüstatif etkinlik gücü niteliği sözel ve rakam olarak şöyle derecelendirilir.

  1. Çok sert ( 6 )
  2. Sert ( 5 )
  3. Sertçe ( 4 )
  4. Orta ( 3 )
  5. Yavaş ( 2 )
  6. Çok yavaş ( 1 )

2.3.2. TÜTÜN DUMANIN TADI

İçim sırasında tütün dumanın farklı bir tadı vardır. Fakat tat niteliği denince dil organı ile algılanan etkiler anlaşılır. Halbuki tütün dumanın içindeki tat niteliği ve tat benzeri etkinlikler başlıca ağız boşluğunda bulunan dil, mukoza, yumuşak damak gibi organlar tarafından kompleks duyumlardan oluşmaktadır.

Bir tat duyu organı olan dil yapısı yumurtamsı bir kas biçiminde olup üst kısmı sinir lifleri ile örülmüş mantarımsı ve çanakçı kabarcık ve ceplerle kaplıdır. Ağız boşluğunun üst kısmını oluşturan mukoza denilen yumuşak damak, sürekli nemli ve duyarlı olan bir zar ile örtülüdür. Ağız boşluğunun yutak borusunu birleştiren, ağzın arka kısmındaki yumuşak damar ağzın arka kısmını teşkil eder ve oda devamlı nemlidir. Ayrıca dilin mukozası altında tükürük çıkaran bezler bulunmaktadır.

Tütünün tat niteliği ancak içerdiği suda eriyen maddeleriyle etkinliğini gösterir. Bu yüzden zaten ağız boşluğu daime tükürük ve sıvı salgılarca zengindir.

Tütün dumanının tat niteliğinde ilk önce akla çağrışım yapan özellik, tatlı olmasıdır. Halbuki tütünün komplike bir yapıya sahip olması nedeniyle ağızda hissedilen nitelik çok kez tatlılık, ekşilik, acılık, dil yakarlılığı , boğaz tırmalaması gibi algılanan duyulardan ibarettir. Tabi buna göre tat niteliği hoş veya nahoş olmakta, bunların daha yüksek ve daha düşük dereceleri de olabilir.

Tütün dumanının meydan getirdiği tatlılık niteliğine en önemli etken, karbonhidratların içim sırasında dumana geçirdikleri indirgen şeker miktarıdır. Dumanın acılığı ise konumuzun başında da belirttiğimiz gibi tütünün yapısında bulunan pek çok maddelerin yanmasından ve oluşan yüksek sıcaklık nedeniyle bir kısım proteinlerin kuru destilasyona uğrayarak dumana karışımından ileri gelmektedir.

Tat degüstatif niteliğinin kelimelerle ve rakamlarla ifade edilmeleri şu şekilde bir sıralama arz etmektedir.

  1. Çok tatlı ( 6 )
  2. Tatlı ( 5 )
  3. Az tatlı ( 4 )
  4. Yavan (tatsız) ( 3 )
  5. Az acı ( 2 )
  6. Acı ( 1)

Özet olarak tütünlerde tat niteliğinin yavan, az acı ve acı olması dereceleri genelde tütün içicilerinin hoşuna gitmeyen ve tütün hammaddesi yapıtlarının kalitesinin düşük olduğunu gösteren vasıflardır.

2.3.3. TÜTÜN DUMANININ AROMASI

Tütün hammaddesinin koku niteliğini yorumlarken koku oluşumunu iki aşamada, yani bir taraftan görsel, diğer taraftan da içim esnasında zuhur ettiğini ifade etmiştik. Şimdi tütün dumanının aromasından bahsederken bunun tütünün yanması, piroliz olayı durumunda meydana gelen dumanın aroması olduğunu hatırlatmak gerekir. Bu nitelik tütünün yapısı yelpazesinde bulunan pek çok kimyasal içeriğe bağlıdır. Öncelikle reçine ve eteri yağların miktarından, sonra da polifenollerden eriyebilen karbonhidratlardan, glikozitlerden, amino asitlerden , aldehit , keton , esterlerden ve daha nice bilinmeyen diğer bileşiklerden etkilenmektedir. Fakat özet olarak söylemek gerekiyorsa bunların içinde reçineler ve onların parçalanmış ürünleri ile asitlerin, tütün dumanı aromasının meydana gelmesinde olan önemi en büyüktür.

Hatırlanacağı gibi tütün hammaddesinin görsel koku niteliğini genelde eteri yağların belirlediğini söylemiştik. Burada ise ağırlık reçinelerin lehinedir. Fakat yine de tütün dumanın aroması her ne kadar bazı yazarlar tarafından kokulu tütünlerin aromalı duman vermedikleri savunulsa da tütünün aromasına yakınen bağlıdır. Ancak çok istisnai durumlarda bu görüş geçerlilik kazanmaktadır. Çünkü tütüne görsel koku niteliği veren kimyasal yapılar, yanma sırasında dumanın aromasını da oluşturmaktadırlar.

Hammadde tütün, ellere, hasat sonrası teknolojik işlemlere ve özellikle kurutma ile fermantasyon tarzlarına bağımlı olarak, piroliz esnasında farklı aroma armonisi sergiler. Bu nedenle sigara tipine ve istenilen aroma şiddetine göre kullanılan bazı tip tütünlere kupajlık tütünler denir.

Başlıca tütün yapıtlarında diğer tütünlerin içim aromalarını ıslah etmek amacıyla kullanılırlar. Çünkü her tip tütünün kendisine özgü karakteristik bir kokusu vardır. Bu da belirli sigaraların karakterini oluşturmada kullanılır.

Bizim Türk tipi tütünlerimizden söz edilirken her zaman kendilerine özgü bir nefis kokusu olduğunu dile getiririz. Fakat oriental tip tütünlerin tamamı kupajlık olarak kullanılamaz. Bilindiği gibi Türk tipi tütünlerde kokuluk niteliği ancak uç ellerde belirgindir. Derece itibariyle orta eller grubundaki analar, üst ellerdeki tütünlere nazaran daha az aromalıdır. Alt eller grubundan dip ve dip üstü ellerin tütünleri ise kupajlık, yani aromatize etmek için kullanılamaz. Onların aromaları yoktur.

Hammadde tütünün dumanında aroma içim özelliği ancak fermente edilmiş tütünlerde tespit edilir. Çeşitli tütünlerin içimi sırasında oluşan koku karakteristiğine göre genelde hoş olan veya aromalı ve hoş olamayan veya fena içim aromalı diye iki kısma ayrılmaktadır. Kötü aroma içim kokusunun kötüleştiğini belirten bir niteliktir.

Tütün dumanının degüstatif nitelikleri içinde aromanın kelimelerle ve rakamla derecelendirilmesi aşağıda olduğu gibi yapılmaktadır.

  1. Çok (kesif) kuvvetli ve aromalı kokulu ( 6 )
  2. Kuvvetli aromalı kokulu ( 5 )
  3. Aromalı kokulu ( 4 )
  4. Nötr kokulu ( 3 )
  5. Kötü kokulu ( 2 )
  6. Çok kötü kokulu ( 1 )

2.3.4. TÜTÜNÜN YANMA NİTELİĞİ VE KÜL RENGİ

Çok karmaşık bir olayı andıran tütünün yanma (piroliz) olayı, tütünün yakılmasıyla başlar ve havalı bir ortamda devam eder. Fakat içim sırasında tütünün yanması, genel yanmadan farklıdır. Yani tütün yandığı gibi hem de sönebilir. Genelde tütün yapıtlarının yanması alevsiz, köz halinde yavaş ve sürekli biçimde cereyan etmektedir. Dolayısıyla sigaranın yanma niteliği büyük ölçüde hammaddenin fiziksel özelliğine ve kimyasal yapısına bağlıdır.

Tütünün yanma olayı üzerinde fiziksel özelliklerinden tütünün hacim ağırlığının büyük etkisi vardır. Örneğin; tütünlerin hacimsel ağırlığı azaldığında yanma niteliği hissedilir derecede iyileşmektedir. Diğer taraftan yoğunlukları dengeli ve yaprak dokuları ince olan tütünlerin yanması yüksektir. Dokuları kalın olan yapraklardaki odunumsu selüloz maddelerin yüksek oranları yanmayı kötü etkilemektedir. Buna göre hammadde tütünün kalınlığı, yüzey birim ağırlığı ve hacimsel durumları ile yapıtların yanma niteliği arasında yakın ilişki olduğunu söyleyebiliriz.

Bu sırada tütünün mutlak nemi, yanma niteliğini önemli derecede etkilemektedir. Yanma niteliğinin belirlenmesi ve tam olarak açığa çıkması için tütünün o anda bünyesinde muhafaza ettiği mutlak nem miktarının normal sınırlarda olması gerekir.

Tütünün yanma niteliğini etkileyen diğer bir faktör de tütünün kimyasal yapısıdır. Örneğin; kimyasal bileşimlerinde anorganik maddeler miktarının fazla olması ( % 7 - 9 ) yanmayı güçleştirir. Anorganik maddelerden yanmayı en fazla etkileyen potasyum ve klor dur. Potasyum tuzları yanma üzerine olumlu, klor tuzları ise olumsuz etki yaparlar.

İyi bir yanma sırasında yanma bölgesindeki tütün, sürekli ve aynı şekilde alevsiz köz halinde yanmalı ve bu olay sonunda meydana gelen kül, beyaz renkte ve toplu olmalı, dağılmamalıdır.

Buraya kadar açıklamalardan da anlaşılacağı gibi tütünün yanma niteliği çok önemli degüstatif nitelik olup tütün yapıtlarının içimi esnasında meydana gelen tütün dumanının kalitesini belirlemede en etkin unsurdur.

Yapıtların yanma kabiliyetlerinin derecelendirilmesi ise şöyledir.

  1. Çok iyi ( 6 ) 
  2. İyi ( 5 )
  3. İyice ( 4 ) 
  4. Orta ( 3 )
  5. Az ( 2 ) 
  6. Kötü ( 1 )

Aynı zamanda eskiden beri tütünün yanma niteliği, tütünün yanmasından sonra oluşan kül rengi de dikkate alınarak değerlendirilmesi yapılmaktadır. Genelde yanma sonunda meydana gelen kül, beyaz renkte ve toplu olmalıdır.

Yanma nitelikleri iyi olan tütünlerde organik maddeler tamamıyla yanar ve bu gibi tütünlerin külleri başlıca açık renkli ve toplu olur. Orta ve az yanma nitelikte olan tütün yapıtlarında ise organik maddelerde tam bir yanma olmadığı ve yanma hızının daha düşük durumu nedeniyle kısmen veya tamamen kömürler meydan gelir ve bu tütünlerin kül renkleri de genelde siyahtır. Kül topluluğu ise orta toplu, az toplu ve kolayca düşer.

Nitekim tütünlerin yanmasında meydan gelen külün renk durumu tütünlerin kalitesi hakkında da bir fikir vermektedir. Dolayısıyla külün açık olması daha yüksek kaliteyi simgeler, koyu renkli olması ise düşük kalitenin işareti sayılmaktadır. Özellikle puroluk tütünlerde külün renk durumu önemli bir kalite faktörü olarak sayılmaktadır ve ekspertizde ön planda dikkate alınmaktadır. Tütün külünün renk durumuna göre değerlendirme sırası şöyledir.

  1. Çok beyaz ( 6 )
  2. Beyaz  ( 5 )
  3. Açık gri ( 4 )
  4. Gri  ( 3 )
  5. Koyu gri  ( 2 )
  6. Siyah ( 1 )