TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ

TÜTÜN BİTKİSİNDE ELLERİN ÖZELLİKLERİ VE BUNLARIN ÖNEMİ

 

TÜTÜN BİTKİSİNDE ELLERİN ÖZELLİKLERİ VE BUNLARIN ÖNEMİ

Oriental tütün tiplerinin dünyada üretilen diğer tütün tiplerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi de yapraklarının teknik olgunluklar sırasında ayrı ayrı olmak üzere bir kaç defa toplanmasıdır. Bu tütünlerin üretildikleri bölgelerin ilklim koşulları diğer tütünlerin ekim bölgelerinden oldukça farklıdır. Burada yağmurların en fazla yağdığı mevsim tütünlerin vejetasyon döneminin başlangıcı olan ilkbahar zamanıdır.

Tütünlerin gelişme dönemi olan yaz mevsiminin ilk aylarında yağmurlar azalır buna karşılık güneşleme süresi artar ve havanın hareket derecesi yükselir. Tütünün vejetasyon süresinin devamınca meydana gelen değişik meteorolojik koşullar altında yetişen yapraklar fiziksel yapılışları ve kimyasal bileşim özellikleri bakımından aralarında oldukça farklar olmaktadır. Tütün bitkisi üzerinde birbirine en yakın olan,aynı zamanda olgunluk derecesine erişen ve aynı zamanda toplanan 3-4 tane yapraktan oluşan yaprak durumlarına el denilir. Aynı elden olan tüm yapraklar fiziksel yapılışları ve kimyasal bileşimleri bakımından birbirine çok benzerler bu nedenle tütünlerin kalitelerinin değerlendirilmesine baz alarak eller alınır.

Memleketimizde üretilen tütünlerin yaprakları el olarak nitelendirilir en fazla sekiz defada kırılır ve sırasıyla şöyle adlandırılır:

  1. Dip,
  2. Dip üstü,
  3. Birinci ana, 
  4. İkinci ana ,
  5. Üçüncü ana,
  6. Kovalama,
  7. Uçaklı, 
  8. Uç.

 

1 - Dip-Tütün fidanın en altında toprağa en yakın olan 2-3 yapraktır. Toprağa çok yakın olduklarından genellikle üzerlerinde yapışmış toprak zerreleri vardır.

Büyüklükleri bakımından dipler uç altı ve uç yapraklarından daha büyük analardan daha küçük olurlar.

Form bakımından tipik yaprak şekline temsil etmekten uzaktırlar. Yaprağın uç kısmı yuvarlağa yakın kütlükte,zenep kısmında fazla uzamış olup fidelik yapraklarda benzemektedir. Bazı menşelerinin uç kısımlarındaki yuvarlaklık olmayabilir. Ancak zenep kısmının genişlemiş biçimde uzamış olması dip yapraklar yapısının form özelliğidir.

Yaprak dokusunun yapılışı seyrek,zayıf esneksiz ve dayanıksızdır. Orta damarları kalıcadır.Yandamarların miktarı diğer ellere göre dip yapraklarında en azdır. Bunların orta damar ile oluşturdukları acılar ana yapraklarına göre daha dar uçlara göre ise daha geniştir. Normal koşullar altında kurutulmuş dip yapraklarının renkleri çoğunlukla açık yeşilimsi açık renk dip yaprakların karakteristik rengidır. Renklerin gösterişi donuktur.

Dokular esneksiz ve zayıf olduğundan kolaylıkla  kırılırlar.

Yanma dereceleri iyi ancak düzgün değildir. Yalnız dip yapraklarından yapılmış bir sigara içildiğinden hafif çıtırtı yaparak çok hızlı yandığı ancak yanmanın düzgün cereyan etmediği görülür. Külün miktar itibariyle fazla ve rengi açıktır.

İçim kaliteleri çok düşüktür. İçildiklerinde ağız boşluğunda ve boğaz kısmında yakıcı,dilde batıcı etkiler yaptıklarından öksürtürler. Diğer ellere göre nikotin miktarları en düşüktür. İçilen dumanın doyurucu gücü yoktur. Genellikle bu elin ilk iki yaprağı olgunlaşma dönemine doğru yanık duruma geldiğinden kalite değerleri yoktur. Bunlar toplanmayıp saptan sıyrılır ve tarlada bırakılır.

2 - Dip üstü-Dipten sonra gelen 3-4 yaprak dip üstü olarak toplanırlar. Boyları dip yapraklarından daha büyüktür.

Form bakımından menşeinin karakteristik şeklini temsil edemezler,ancak bu form farklılığı diplerde olduğu kadar fazla değildir. Burada ki yaprakların uçları hafif daralmış ve kök kısmındaki uzama belirli derecede azalmıştır.

Yaprak dokusu biraz kuvvetlenmiş esnekliği ve dayanıklılık nitelikleri oluşumu başlamıştır. Orta ve yan damarları kalındır. Yan damarların sayısında dip yapraklarına göre her iki taraf içinde 1-2 tane artış olmuştur.

Kurutulmuş yaprağın rengi açıktır. Dipteki yeşillik azalmış ve renk daha belirgin duruma gelmiştir. Renklerin gösterişi yine donuktur.

Yanmaları dip yapraklarında olduğu gibi iyi ve yanış düzgün olmamaktır. Kül miktarı fazla,rengi açıktır.

İçim kaliteleri düşüktür içilen dumanın doyuruculuk gücü zayıftır. Bileşimlerindeki nikotin miktarı diplerden biraz daha yüksek,analardan ise düşüktür.

Havanın rutubeti kolaylıkla almaları ve çabuk kaybetmeleri nedeniyle pastal yapma ve denkleme işlerine bu ellerden başlanır.

3 - Birinci ana-Basma tipinde bu elin yaprakların bitkinin en büyük yapraklarıdır. Genellikle büyüklük bakımından dip üstü yapraklarından daha büyük olurlar.

Bu elin yaprakları ait oldukları menşein tipik formunu temsil edebilirler. Yaprak uçlarındaki yuvarlaklık ve kütlük ile ve zenep kısmındaki uzamalar bu elin yapraklarında tamamen kaybolmuştur. Yaprakların dokuları ince biraz seyrek ve madde yoğunluklar düşüktür. Dip ve dip üstü yapraklarının yüzeylerindeki pürüzlük durumları bu yaprakların ancak kuyruk kısımlarının yarım daire biçiminde görülebilir.

Yaprak yüzeyin diğer kısımları düzdür. Yaprağının orta damarının bitişik iki yan tarafının yüzeyi çok düz ve parlaktır. Birinci ana ellerin tanımlanmasında bu özellikler bir işaret olarak sayılabilir.

Orta ve yan damarları kalıncadır. Yan damarların sayısı dip üstü yapraklarından fazla ve orta damar ile oluşturdukları açılar daha geniştir.

Normal koşullarda kurutulmuş yaprakların renkleri açıktır. Dip üstü yapraklarında görülen yeşilimsi nüanslar burada kaybolmuştur. Genellikle birinci ana ellerin renk bakımından en açık olurlar.

Esneklik ve dayanıklılık nitelikleri zayıf olmakla beraber dip üstü yapraklarından daha iyidir. Bu ellerin kırım zamanı olgunlaşma dönemini biraz geçirirse esneklikleri kaybolur.

Reçine maddelerin oluşması ve diğer maddelerin yoğunlaşmaya başlaması bu ellerde olur.

Dip ve dip üstü yapraklarında koku niteliği duyulmadığı halde bu yapraklarda hafif derecede de olsa duyulmaya başlar.

Yanma dereceleri iyi ve yanış biçimi düzgündür. Kül rengi açıktır. İçerdikleri nikotin miktarı diplerden daha fazla olduğundan içimleri oldukça doyurucudur. İçilen dumanın ağızdaki batıcılık ve boğazdaki yakarlılık etkileri pek düşük derecede duyulabilir.

Rutubeti alma ve koruma yetileri dip üstlerine benzer. Kimyasal bileşimlerindeki madde miktarı ve yoğunluk durumu düşük olduğundan rutubeti çabuk alır ve kolaylıkla kaybederler.

4 - İkinci ana-Basma tipi menşelerinin dışında kalan diğer tütün menşelerinden en büyük yapraklar bu elde olur. Menşein tipik form durumu en uygun biçimde bu ellerde belirlenir. Yaprağın uç,zenep ve aya kısımlarında görünüşü yaprağın karakteristik formunu ifade eder.

Yaprağın doku yapılışı oldukça sıktır. Genellikle ikinci ana yaprakları bitkinin en kalın,yoğunluk dereceleri yüksek ve hacimsel ağırlıkları en fazla olan elleridir.

Gerek orta gerekse yan damarları kalındır. Yan damarların miktarı birinci analarda olduğu kadar veya biraz daha fazla olup orta damar ile oluşturdukları açılar burada en geniştir. Yaprak renkleri alt ellere göre daha koyu ve kuvvetlidir. Renkler arasındaki bu fark kimyasal bileşimlerindeki maddelerin fazlalaşmasından ileri gelmektedir

Esneklik ve dayanıklılık nitelikleri orta derecede koku nitelikleri kolaylıkla duyulur derecede olmakla beraber pek kuvvetli değildir.

İkinci ana elleri içerdiği nikotin miktarı en fazladır. Bu nedenle içimlerinin sertlik derecesi veya doyuruculuk güçleri bu yapraklarda en yüksektir.

İçilen tütün dumanının batıcılık ve yakarlık etkileri kaybolmuştur.

Yanma derecesi alt ellerden daha düşük olmakla beraber iyidir. Külünün renginde açık griye doğru giden bir koyulaşma olmuştur.

Kimyasal bileşiminin ve fiziksel yapılışındaki özellikleri gereği alt ellere kıyasla rutubeti daha yavaş alır ve daha yavaş kaybederler.

5 - Üçüncü ana-Diğer ana yapraklarına göre bu elin yaprakları en ufaktır. Biçimleri muntazamdır. Yaprak ayasında vukua gelen hafif daralma ve uçların sivrilmesi değişmeleri yaprağı asıl formundan pek saptırmaz.

Yaprak dokusu sık ve incedir. Orta ve yan damarları da diğer analardan daha incedir. Yan damarların miktarı ikinci analardan daha az olmasına rağmen daha sık ve orta damarlarla oluşturdukları açıları daha kapalı olmaktadır.

Üçüncü ana ve daha üst ellerin meydana gelmesi ve olgunlaşması koşulları diğer ellerden farklıdır. Yağmurlar mevsimi geçmiş ve toprağın rutubeti azalmıştır. Buna karşı çok kuvvetli,hararet derecesi yüksek ve bitkinin su kaybı fazladır. Bilhassa kaliteli tütün yetiştirilen yaka ve yarım yaka topraklarında bu etkiler daha kuvvetlidir. Bu koşullar tütünün en kalite olan yapraklarının yetişmesine yararlı olmaktadır. Kimyasal bileşimlerinde olduğu gibi yaprağın fiziksel yapılışlarında oldukça önemli değişmeler meydana gelmektedir. Dip yapraklarında pek seyrek rastlanan örtü tüycüklerine karşılık bu eldeki örtü ve salgı tüycükleri fazla miktarda gelişmiş ve adeta yaprağı bütünüyle kaplamış bulunmaktadır.

Burada renk tonu ikinci analardan daha kuvvetli ve mütecanistir. Yaprak yüzeyinde renk açması ve koyulaşması gibi renk dalgalanmalarına pek rastlanmaz. Diğer ellere göre renkler en parlaktır. Kaliteli tütün çeşitlerinin bu ellerinde ilk defa koyu renkte yağlı benekler meydana gelir.

Dokunun esneklik ve dayanıklılık nitelikleri çok iyidir. Yaprağın gerek zehiri ve gerekse içim kokular kuvvetlidir. İçim özelliği toplu düzgün ve doyurucudur. Yanma derecesi oldukça iyidir. Bu yapraklarından yapılan sigaraların yanması daha alt ellere göre daha yavaş fakat sürekli ve düzgün cereyan etmektedir. Kül rengi alt ellerden daha koyucudur.

Rutubet alma kapasiteleri yüksektir. Ancak rutubeti daha yavaş alırlar ve daha güç kaybederler.

6 - Kovalama-Bazı yerlerde üçüncü ana gibi sayılırsa da özellikleri bakımından üç ellere daha yakındır.

Büyüklük bakımından olduğu gibi form bakımından da ana ellerden farklıdır. Yaprak ayasının orta kısmında vukua gelen daralma yüzünden yaprak uzamakta ve uç kısmı sivrilmektedir. Yaprak biçimi elips olan menşeler bu daralma etkisi ile dar elips biçime gelirler. Yaprağın zenep kısmı belirginliğine korumakla beraber kısalmış yaşmaklı,olanların yaşmak kısımları genişlemiştir. Doku yapılışları üçüncü ana yapraklarından daha ince ve sıktır. Keza orta ve yan damarları daha da incedir. Yan damarlar daha sık ve orta damarlarla oluşturdukları açılar daha dardır.

Yaprağın renk tonu biraz koyulaşmış ve kuvvetlenmiş ancak parlaklık dereceleri biraz azalmıştır.

Bu ellerin oluşması dönemindeki iklim koşulları vejetasyon olayını güçleştirici fakat tütünün kalitesini yükseltici maddelerin çoğalmasına pek uygundur. Esneklik ve dayanıklılık nitelikleri çok iyidir.

Yaprakların zahire kokuları ve dumanın içim kokusu kuvvetlidir. Kaliteli ve doyurucu içimleri vardır. Yanma dereceleri üçüncü analardan biraz düşük fakat yanma olayı düzgün cereyanı etmektedir. Nikotin miktarları ana ellerden düşüktür. Rutubetleri daha yavaş olmakta ancak kurutucu koşullarda rutubetlerini daha güç kaybetmektedir.

7 - Uçaltı -Bu elin yaprakları kovalama yapraklarından daha küçük olmaktadır. Yaprak ayasının daralmasında ötürü yaprağın esas şeklinde olan sapma derecesi burada fazladır. Formu bakımından kovalamalardan diğer farkı yaprak uçlarının daha sivri oluşudur. Zenepler daha kısalmış.

Yaşmaklar ise adeta yaprak ayasıyla birleşmiş gibidir.

Yaprağın doku yapılışı ince,narin fakat çok sıktır. Orta ve yan damarları çok incedir. Yan damarların orta damar ile oluşturdukları açılar daha kapalıdır. Esneklik ve dayanıklılıkları çok iyidir.

Renkleri ve parlaklıkları kovalama yapraklarına çok benziyorsa da renklerinin tonu daha kuvvetlidir.

Yaprağın zahiri kokusu ve dumanının içim kokusu çok kuvvetle duyulmaktadır. İçim kalitesi çok iyidir. Nikotin miktarları kovalama yapraklarında olduğu kadardır.

Yanma dereceleri alt ellerden biraz düşük fakat yanış düzgündür. Bu elin yaprakları reçineli maddelerce çok zengin olduklarından kolaylıkla birbirine yapışırlar.

Rutubet almaları ve kurumları diğer ellerden daha yavaş olmaktadır.

8 - Uç: Çiçek demetleri bitişik bulunan 3-4 yapraktır. Bunların olgunlaşmaları en geç olmaktadır. Vejetasyon devresinin uzun olması veya hava koşullarının uygun gitmesi nedeniyle bu yapraklar bazen olgunlaşmadığı için yeşil kalırlar.

Uç elleri bitkinin en ufak yapraklarıdır. Form bakımından menşeinden en fazla sapma bu yapraklarda olmaktadır. Yapraklar çok daralmış ve uçları çok sivridir. Zenepler çok kısa yaşmaklar ise yaprak ayasıyla adeta birleşmiştir.

Yaprak dokularının yapılışı sıkı,ince çok esnek ve dayanıklıdırlar. Orta ve yan damarları da çok incedir. Yan damarları daha sık ve orta damarla oluşturdukları açılar burada en kapalıdır. Gerek uç altı ve gerekse uç yapraklarında örtü ve salgı tüylerinin en fazladır.

Yaprakların renkleri diğer ellere göre en koyu ve tonu en kuvvetlidir.

Muhteviyatça en zengin yapraklardır. Yaprakların zahiri ve içim kokuları bu ellerde en kuvvetlidir.

Nikotin miktarları uç altı yapraklarından biraz düşüktür.

Kovalama ve uç altı ellerindeki gibi kaliteli içimleri vardır.

Uç elleri rutubeti en güç alır ve en güç kaybederler.

ELLERİN GRUPLANDIRILMASI :

Tütün yapraklarının elleri konusunda yapılan bu ayrıntılı açıklamadan sonra,yaprakların tütün bitkisi üzerindeki yerleri,gelişmesi ve olgunlaşması dönemleriyle fiziksel ve kimyasal özellikleri gibi durumları göz önünde tutarak bunların uygun biçimde birleştirilerek gruplara veya kuşaklara bölümlenmesi suretiyle bir genelleme yapılabilir.

1 - Alt eller grubu veya kuşağı:Bu grup dip ve dip üstü yapraklardan oluşur. Ekim bölgelerinin değişik iklim koşullarına göre bunların olgunlaşma zamanı Mayıs ayının son haftasıyla Haziran ayına rastlamaktadır. Bu dönemde ilkbahar yağmurları azalmış ancak topraktaki rutubet miktarı fazladır. Buna paralel olarak havanın nem oranı yavaş yavaş azalmakta ve hararet derecesi yükselmektedir. Bu koşullarda alt ellerin yaprakları olgunlaşırken orta ellerin yaprakları gelişmeye başlar ve alt ellerin yapraklarından besin maddelerini kendilerine doğru çekerler. Olgunlaşma döneminin hemen başlangıcından bu yaprakların toplanması gerekir. Alt ellerin yaprakları form itibariyle,yaprak uçları yuvarlakça,zenep kısımları uzamış renkleri yeşilimsi sarı,dokuları kaba,damarları kalın,esneksiz ve dayanıksız olmaktadır. Bunların kalite değerleri çok düşüktür. Bitkideki tüm yaprak miktarına göre yaklaşık olarak oranları % 20 kadar tutmaktadır.

2 - Orta eller grubu veya kuşağı:Bu guruba birinci ana,ikinci ana ve üçüncü ana ellerinin yaprakları girmektedir. Alt eller grubu ile orta eller grubu arasındaki geçişi sağlayan ve bel değimiyle tanımlanan yaprakların özellikleri bakımından dip üstüyle birinci ana yapraklarına benzerlikleri vardır. Bu gruptaki ellerin yaprakları bitkinin en büyük yapraklarıdır. Üretim bölgelerinin ilklim koşullarına göre bunların olgunlaşma dönemi çoğunlukla Haziran ayının sonlarına doğru başlar ve Ağustos ayının ilk haftasına kadar sürmektedir. Bu dönemde yağmurlar kesilmiş hava sıcak ve nem oranı düşük ancak toprak altı yeteri kadar rutubetlidir. Bu koşullarda yetişen yapraklar daha büyük doku yapılışları esnek ve dayanıklı ve kaliteli olmaktadır. Bunlara doku struktürünün sıkılığı orta derecede olması nedeniyle kırımlarının olgunluk dönemlerinin hemen başlangıcında yapılması daha yararlıdır. Bu gruba yaprakların tütün bitkisinin miktarı yaklaşık olarak %50 oranındadır.

3 - Üst eller grubu veya kuşağı:Bu gruptaki yapraklar meydana gelmesi daha alt ellerdeki yaprakların toplanmış ve kurutulmuş olmasından sonra başlar. Bunlar bitkinin en küçük,dokuları en sıkı kaliteleri en yüksek olan kovalama uç altı ve uç altı yapraklarıdır. Bunların olgunlaşma zamanı çoğunlukla Ağustos ayının ilk haftasında başlar ve Eylül ayının ilk haftasının sonuna doğru biter .Bu dönemde gündüzleri havanın sıcaklığı devam etmekle beraber geceleri serin geçmektedir. Havanın rutubeti düşük,hararet derecesi yüksek ve toprak oldukça rutubetine kaybetmiştir. Bu koşullar yaprakların küçük,doku yapılışlarının sıkı,yoğunluklarının yüksek olmasını ve olgunlaşmalarının daha yavaş gelişmesini sağlar. Bu itibarla olgunluk dönemlerinin geciktirilmesi tehlikesi burada daha azdır.
Bu grupdaki ellerin tüm bitkideki yapraklara göre oranı yaklaşık olarak % 30 u bulmaktadır.

5 - TEKNİK KALİTE NİTELİKLERİ:

Tütünün kalitesinin değerlendirilmesi işleminde önceki bölümlerde açıklanan fiziksel kalite nitelikleri ile birlikte teknik kalite nitelikleri olarak tanımlanan bazı özelliklerinde de incelenmesi gereklidir. Bu özelliklerin tütünün fiziksel kalite nitelikleri gibi açık seçik belirlenmesi oldukça güçtür.

Bunlar tütünün fiziksel kalite işaretiyle içim kalitesi arasında bir ilişkinin kurulmasında yardımcı olmakta ve tütünün kalite değerinin daha doğru olarak saptanmasında yararlı olmaktadır. Bilgi ve tecrübelerine dayanarak tütün eksperleri tütünlerin muayenesinde veya ekspertizlerinde daima bu nitelikleri dikkate alırlar. Bunları sırasıyla yaprağın doku yoğunluğu,pişkinlik durumu ve asaleti özellikleri olarak gösterebiliriz.

TÜTÜNÜN KALİTELİ MADDELERCE ZENGİNLİĞİ:

Fiziksel niteliklerini ve içim kalitesinin olumlu yönde etkileyen temel bir faktördür. Tütün yaprağı genellikle iskelet ve dokunun içindeki maddeler muhtevası olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yaprağın formunu oluşturan hücre zarı maddelerin yaprağın iskeletini,bu iskeletin içini dolduran tüm maddelerin miktarı da yaprağın madde muhteviyatının durumunu tanımlar. Buraya hücrenin protoplazması ve hücre suyunda eriyik maddeler ile reçineler ve benzeri gibi hücre dışı maddelerde girmektedir. Kaba ve yabani tütünlerin boş hücreleri yerine,muhteviyatça  dolgun hücrelerden oluşması,bunların kalite değerini  yükseltir. Bu nedenle dokunun yoğunluk durumu hücre içi maddelerinin hücre zarı maddelerine oranı olarak belirlenir. Bu kısa ve basit formül konunun kolaylıkla anlaşılmasını ve önemini gösterir.

Hücre içi maddelerinin yetersiz olması halinde tütünler zayıf,cansız,kaba ve yağsız deyimleriyle nitelendirilir. Muhteviyatça zengin tütünlerin doku yapılışları sıkı olur ve muayenelerde yağlı gibi etki yaparlar. Ayrıca fazla kuraklık etkisi ile doku struktürü sıkılasmıs iskeletli tütünler esneksiz ve dayanıksız olurlar.

Vejetasyon döneminde olgunluk zamanına kadar yapraklardaki hücre içi maddelerinden sürekli bir artış olmaktadır. Yaprakların eskimesi ve olgunluğa doğru gitmeye başlaması ile madde miktarlarında azalma vukua gelir. Hücrelerin madde muhtevası oluşturan bir çok maddeler dağılmakta ve başka organlara geçmek suretiyle yaprağı zayıflatmaktadır. Fiziyolojık olgunluklarını geçirmiş yaprakların hücre içi maddelerin tamamen boşaldığından bunlar iskelet denilecek hale gelmektedir. Yaprağın olgunlasmasını sağlayan tüm olaylar hücre içi maddelerinin azalmasına dogru götürür. Bu nedenle tam olgunlaşma zamanında yapraklar madde muhteviyatı bakımından en zengin degildir. Henüz olgunlaşmamış olan yaprakların içerdikleri madde fazladır.

Bunun için tütünlerde madde muhteviyatının daha zengin olması durumunun kısmen sağlanabilmesi için toplama zamanının uygun olarak seçilmesi gerekir. Daha zayıf olan alt ellerin teknik olgunluklarının biraz daha evvel toplanmaları ve bunların saratmalarının daha uzun sürdürülmesi suretiyle olgunlasmaları saglanmış olur. Bunun tersine madde muhtevaları fazla ve yoğunlukları yüksek tütünlerin olgunlaşmalarından biraz sonra toplanmaları albuminli maddelerin dağılması ve azalması sebebiyet vereceğinden tütünleri kalite bakımından değerleri yüksektir.

Tütünün kimyasal bileşim bilonçosuna en önemli etkileri üretildikleri toprak koşulları meydana getirir. Burada öncelikle kuvvetli olusu yani besin maddeleri bakımından zengin olması rol oynamaktadır. Kuvvetli topraklarda üretilen tütünleri muhtevaları fazladır. Ancak burada toprak çeşitlerinin tütünün madde muhtevasının üzerindeki etkileri konusuna değinmek gerekir. Genellikle fakir ve kıraç topraklarda daha kaliteli tütün yetiştiği bilinmektedir. Özellikle azotça fakir,potas ve diğer maddelerce zengin,killi kumlu,tınlı,kireçli,hafif azotlu veya nötr olan yüzey profili sıcak topraklarda bitki tarafından alınacak besin maddelerinin oluşması ve bitki tarafından alınması olaylarının kolaylıkla cereyan etmesi yapraklarda kimyasal fazla miktarda birikmesine olanak sağlamaktadır.

İklim koşullarında yağışlar ve sulama işleri tütünün doku yoğunluğu durumuna önemli etkiler yapmaktadır.

Kuraklık en fazla yaprağın büyüklüğünü etkilemektedir. Genellikle hava rutubetinin düşük olması yaprağı küçültür. Diğer taraftan kuraklıktan korunmak için yaprakta reçineli ve benzeri maddeler meydana gelir. Bu olaylar yaprağın madde muhtevasının artısına etken olur.

Fazla yağışlar ve sulama kaliteli maddelerin oluşmasını ve birikmesini engeller.

Yaprakların tütün bitkisi üzerindeki mevkilerine göre de tütünün madde muhtavası  değişmektedir. Bitkinin üst kısımlarında bulunan yapraklar daha kurak hava kosullarında yetişdiklerinden bunlar daha kücük olur. Ayrıca daha altta bulunan yapraklarda üst yapraklara doğru kısmen bir besin maddesi akışı olmaktadır. Bu nedenle en üst yapraklar kaliteli maddelerce en zengin olmaktadır.

Tütün fidanında sonbahar mevsimine doğru meydana gelen filiz yapraklarının madde yoğunlukları düşüktür. Sonbahar mevsimi dönemine rastlayan filiz yapraklarının boylarının küçük,enleri dar,uçlarının sivri ve yüzeyleri fazla miktarda tüycüklerle örtülmüş olması nedeniyle fizyolojik bakımından üst ellere yakındır. Bu yaprakların meydana gelmesi ve yetişmesi sırasında bitki üzerinde bulundukları yerin alt kısımlarında yapraklar bulunmadığından bunlardaki madde miktarı düşük olmakta ve bu nedenle ekolojik bakımından alt ellerin yapraklarına benzemektedir. sonbahar mevsiminden evvel meydana gelmesi ve henüz bunların altında az miktarda da olsa yaprak bulanması,filiz yapraklarındaki madde miktarını artırır ancak formları bakımından normal yapraklardan değişik olurlar. Bu açıklama aynı zamanda alt kuşak ellerin madde yoğunluğunun üst ellere göre daha düşük olması nedenini tanımlamaktadır.

Tütün tarlasının gereğinden fazla sulanması dolayısıyla bitkideki tüm yaprakların beslenme koşulların aynı olacağından ,yaka ve yarım yaka tütünlerinde olduğu gibi ,çeşitli ellerin yaprakları arasındaki yoğunluk farkları pek fazla olmamaktadır.